kutup buzulları eriyor, dünya günü uzuyor

8
kutup buzulları eriyor, dünya günü uzuyor

Kutuplarda Buz Erimesi Hızlanıyor, Dünya’nın Dönüşü Yavaşlıyor

Bilim insanları, küresel ısınmanın etkisiyle kutup buzullarında yaşanan erimenin hızlandığını ve bunun Dünya’nın dönüş hızını yavaşlatarak günlerin uzamasına neden olduğunu tespit etti. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ersan Başar liderliğindeki 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde elde edilen verilere göre, bazı bölgelerde günde 3 santimetre, yılda ise yaklaşık 10 metreye varan buz erimesi gözlemleniyor. Bu durum, bilim dünyasında endişeyle karşılanıyor.

Viyana Üniversitesi ve Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar tarafından yapılan analizler, Dünya’nın dönüş hızındaki yavaşlamanın son 3,6 milyon yıldaki en yüksek seviyeye ulaştığını ortaya koyuyor. Bu yavaşlamanın temel nedeninin, iklim değişikliği kaynaklı eriyen buz kütlelerinin okyanuslara dağılarak gezegenin kütle dağılımını değiştirmesi olduğu belirtiliyor. Gün uzunluğundaki artışın milisaniye düzeyinde olması, hassas zaman tutma gerektiren sistemler için bile önemli aksamalara yol açabilecek potansiyel taşıyor.

Grönland Buzulu’nda Endişe Veren Erime Hızı

Grönland’ın buz örtüsü, daha önce görülmemiş şekillerde eriyor ve aşırı olaylar daha sık, daha geniş alanlarda ve daha yoğun yaşanıyor. 1990’dan bu yana eriyen su üretimi fırlama yaptı ve rekor kıran olayların çoğu son yıllarda meydana geldi. Bilim insanları, ısınan sıcaklıkların bu olayları doğal iklim modellerinin ötesinde aşırı şarj ettiğini belirtiyor. Nature Communications’da yayımlanan bir araştırmaya göre, bu aşırı erime olaylarının etkilediği yüzey alanı on yılda yaklaşık 2,8 milyon km2 genişliyor. Bu olaylar sırasında salınan eriyen su miktarı da önemli ölçüde arttı.

1950-2023 yılları arasında aşırı erime olayları on yılda ortalama 12,7 gigaton su üretti. Ancak 1990’dan bu yana, benzer atmosferik dolaşım vakalarıyla karşılaştırıldığında, bu erime olayları sırasındaki eriyen su çıkışı %25 arttı. Tüm aşırı olaylar birlikte değerlendirildiğinde ise artış %63’e ulaşıyor. Bu durum, artan sıcaklıkların erimeyi atmosferik dolaşımın tek başına açıklayabileceğinden daha fazla yoğunlaştırdığına işaret eden güçlü bir termodinamik etkiyi gösteriyor. Grönland’dan kaybedilen buz miktarı yılda ortalama 264 gigaton olarak hesaplanıyor ve bu durum küresel deniz seviyesinin yılda 0,8 milimetre yükselmesine neden oluyor. Bu oran, son yıllarda artış göstermiş durumda.

Antarktika’daki “Kıyamet Buzulu”nda Gelişmeler

Antarktika’daki Thwaites Buzulu, “Kıyamet Buzulu” olarak da biliniyor ve küresel iklim için bir dönüm noktası olma potansiyeli taşıyor. Buzulun önündeki 45 kilometrelik buz kütlesi parçalanmak üzere. Uydu görüntüleri, buz kütlesinin ana buzulun bağlandığı noktada büyük çatlaklarla aktif olarak ayrıldığını gösteriyor. Bilim insanları, Thwaites’in çöküşünün Batı Antarktika Buz Levhası’nda bir domino etkisi yaratmasından endişe ediyor. Bu levha, küresel deniz seviyesinin 4 ila 5 metre arasında yükselmesine neden olacak kadar buz içeriyor.

Thwaites’in doğu buz kalkanının bu yıl içinde kopması bekleniyor. Bu kalkan, buzulun akışını yavaşlatan bir destek yapısı görevi görüyordu. Kalkanın kopması, buzulun daha hızlı bir şekilde denize akmasına ve dolayısıyla deniz seviyesinin yükselmesine yol açacak. Bu durum, dünya genelindeki kıyı toplulukları için ciddi tehditler oluşturuyor. Buzulun kendisinin çökmesi yüzyıllar sürebilir, ancak buz kalkanının kaybı bu süreci hızlandıracak.

Buzulların Erimesi ve Dünya’nın Dönüş Hızı İlişkisi

Bilim insanları, iklim değişikliği nedeniyle eriyen kutup buzullarının Dünya’nın dönüş hızını yavaşlattığını ve günlerin uzadığını tespit etti. Viyana Üniversitesi ve ETH Zürih’ten araştırmacılar, Dünya’nın dönüş hızındaki yavaşlamanın son 3,6 milyon yıldaki en sıra dışı artış hızına ulaştığını belirtti. Bu durumun temel nedeni, kutuplardaki buz kütlelerinin eriyerek okyanuslara dağılması ve gezegenin kütle dağılımını değiştirmesi olarak açıklanıyor.

Eriyen buzların denizlere karışmasıyla, gezegenin kütle dağılımı değişiyor ve bu da Dünya’nın dönüşünü yavaşlatıyor. Kütlenin dönüş ekseninden uzaklaşması, Dünya’nın dönüş hızını çok küçük ölçekte azaltıyor ve sonuç olarak bir günün süresi milisaniye düzeyinde uzuyor. Gün uzunluğu şu anda her yüzyılda yaklaşık 1,33 milisaniye artıyor. Bu değişim, yaklaşık bin gigatonluk devasa bir kütlenin yeniden dağıtılmasını gerektiriyor.

Deniz Seviyesi Yükselişi ve Gelecek Riskler

Kutup buzullarının erimesi, küresel deniz seviyesinin yükselmesine neden oluyor. Grönland’dan yılda ortalama 264 gigaton buz kaybı yaşanırken, bu durum küresel deniz seviyesinin yılda yaklaşık 0,8 milimetre yükselmesine yol açıyor. Antarktika’daki Thwaites Buzulu’nun olası çöküşü ise tek başına küresel deniz seviyesini 65 santimetreye kadar yükseltebilir. Eğer Batı Antarktika Buz Levhası’nın tamamı çökerse, deniz seviyeleri 3 ila 5 metre arasında artabilir.

Bu artışlar, dünya genelindeki kıyı toplulukları için ciddi riskler oluşturuyor. Kıyı erozyonu, tatlı su kaynaklarının tuzlu suyla istilası ve artan sel sıklığı gibi etkiler, milyonlarca insanın yaşamını tehdit ediyor. Bilim insanları, bu durumun etkilerinin yalnızca coğrafi bir mesele olmadığını, doğrudan ekonomik ve insani krizlere zemin hazırlayacak çevresel bir felaketle karşı karşıya olduğumuzu vurguluyor. Bu nedenle, küresel emisyonların hızla azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması büyük önem taşıyor.

Bilimsel Veriler ve Geleceğe Yönelik Öngörüler

Yapılan son araştırmalar, Grönland ve Antarktika gibi kritik bölgelerdeki buz kayıplarının son 10 yılda kaygı verici boyutlara ulaştığını gösteriyor. 2010’lu yılların başında yıllık ortalama buzul kaybı 1 trilyon ton civarındayken, bu rakam son dönemde %30’a varan bir artış gösterdi. Bilim insanları, artan sera gazı emisyonlarının ve küresel sıcaklık ortalamasındaki yükselişin bu durumun başlıca sorumluları olduğunu belirtiyor.

Ayrıca, albedo etkisi olarak bilinen ve yüzeyde biriken karın azalması ile daha koyu yüzeylerin güneş ışığını daha fazla emmesine yol açan durumun da buzul erime sürecini hızlandırdığı ifade ediliyor. Bu gelişmelerin, yalnızca kutup bölgeleri değil, tüm dünya üzerindeki yaşam için ciddi sonuçları olacağı öngörülüyor. Eriyen buzullar, deniz seviyelerini yükseltmekle kalmıyor; okyanus akıntılarında bozulmalara, aşırı hava olaylarının artışına ve küresel ekosistemde onarılması güç tahribatlara yol açıyor. Bu durum, küresel emisyonların hızla azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması ve uluslararası düzeyde etkin iklim politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. (Bu haber 04.06.2026 tarihli gelişmeleri aktarmaktadır.)


Bir yanıt yazın