Sosyal Medya Kullanımı Gençlerde Depresyon Riskini %15 Artırıyor

6
Sosyal Medya Kullanımı Gençlerde Depresyon Riskini %15 Artırıyor

Sosyal Medya Kullanımı Gençlerde Depresyon ve Kaygı Riskini Artırıyor

Kanada’da yapılan yeni bir araştırma, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasının gençlerde kaygı, depresyon ve kopukluk hissini önemli ölçüde yükselttiğini gösterdi. Özellikle kız çocuklarında bu olumsuz etkilerin daha belirgin olduğu belirtildi. Araştırma, günlük fazladan bir saatlik cihaz kullanımının orta ila şiddetli depresyon olasılığını %15, benzer düzeyde kaygı olasılığını ise %12 ila %13 artırdığını ortaya koydu.

Üniversite Alberta araştırmacılarının liderliğindeki çalışma, binlerce gencin sosyal medya kullanımının bir yıl boyunca ruh sağlıklarını nasıl etkilediğini inceledi. Artan sosyal medya kullanımının, gençlerin genel iyi oluş düzeylerini düşürdüğü, duygusal kontrol becerilerini zayıflattığı ve kişisel ilişkilerin kalitesinde gözle görülür bir düşüşe yol açtığı tespit edildi.

Sağlık Uyarıları Sosyal Medya Süresini Kısaltabilir

7 Eylül 2026 tarihli bir araştırmaya göre, sosyal medyanın zararları hakkında açılır pencerelerle verilen sağlık uyarıları, gençlerin sosyal medya kullanımını azaltmaya yardımcı olabilir. Araştırmacılar, alkol ve tütün ürünlerindekine benzer uyarıların sosyal medya için de faydalı olabileceğini belirtiyor.

JAMA Health Forum’da yayımlanan çalışmada, “Sosyal medya kullanımı uyku sorunlarına yol açar” veya “Sosyal medya, çocuklar ve gençler için ciddi ruh sağlığı zararlarıyla ilişkilidir” gibi ifadeler içeren uyarı mesajları kullanıldı. 13-29 yaş aralığındaki binden fazla genç, altı sağlık başlığına ilişkin 14 uyarıya maruz kaldıktan sonra sosyal medyanın ruhsal iyi oluşları için taşıdığı riskleri daha iyi kavradıklarını ifade etti.

Arka Plan: Dijitalleşen Dünyada Gençlik Ruh Sağlığı

Sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisi uzun süredir tartışılan ve araştırılan bir konu. Johns Hopkins Medicine tarafından 30 Temmuz 2026’da güncellenen bilgilere göre, sosyal medya ile ruh sağlığı arasındaki bağlantı hala araştırılıyor olsa da hem olumlu hem de olumsuz etkileri bulunuyor.

2024 yılında yapılan bir ankette gençlerin %74’ünün sosyal medya sayesinde akranlarıyla daha bağlantılı hissettiği belirtildi. Ancak, sık sosyal medya kullanımının dürtü kontrolü, sosyal davranış, duygusal düzenleme ve sosyal cezalar ile ödüllere duyarlılıkla ilgili beyin bölgelerinde değişikliklerle ilişkili olabileceği vurgulanıyor. Sosyal medya maruziyeti, beynin ödül sistemini bağımlılığa benzer şekilde aşırı uyarabilir.

Pratik Etki: Yalnızlaşan Ergenler ve Ebeveynlere Öneriler

Dijital platformların “sonsuz kaydırma” özelliği, ergenleri uykusuz bırakarak ve beyindeki dopamin dengesini bozarak yalnızlaşmaya itiyor. 2 Temmuz 2026 tarihli bir habere göre, her beş ergenden birinin yakın arkadaşı bulunmuyor.

2025 yılında 26 ilde 4.202 kişinin katılımıyla yapılan bir saha çalışması, katılımcıların %82,9’unun dijital medyanın çocuklar üzerindeki zararının faydasından fazla olduğuna inandığını gösterdi. Ayrıca, katılımcıların %80,7’si dijital medyanın toplumsal değerleri aşındırdığını düşünüyor.

Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarının dijital alışkanlıklarını yönetmelerine yardımcı olmak için sağlıklı dijital alışkanlıklar oluşturmalarını ve ölçülü kullanımı teşvik etmelerini öneriyor. Ekran süresini sınırlamak, bildirimleri kapatmak ve telefonsuz alanlar/zamanlar oluşturmak gibi stratejiler uygulanabilir. Ayrıca, ebeveynlerin kendi sosyal medya kullanımlarında olumlu davranışlar sergilemesi, çocukların da bu alışkanlıkları benimsemesi açısından önem taşıyor.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın