Tezmaksan Yazılım İhracatıyla Küresel Pazarda Öne Çıktı

7
Tezmaksan Yazılım İhracatıyla Küresel Pazarda Öne Çıktı

Tezmaksan Yazılım İhracatıyla Küresel Pazarda Öne Çıktı

Türkiye’nin sanayi alanındaki köklü firmalarından Tezmaksan Grup, 40 yılı aşkın süren bir dönüşümle dikkat çekiyor. Şirket, takım tezgahı tedarikçisi kimliğinden çıkarak robotik otomasyon ve yazılım teknolojileri ihraç eden bir teknoloji devine dönüştü. Bu stratejik değişim, Türkiye’nin yüksek katma değerli ürün ve hizmet ihracatı hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Tezmaksan Grup CEO’su Hakan Aydoğdu, şirketin ihracat odaklı bu dönüşümünde robotik otomasyon ve yazılım teknolojilerinin kilit rol oynadığını belirtti. Özellikle CubeBOX sisteminin Avrupa pazarına sunulmasıyla ihracat yolculuğunda önemli bir kırılma yaşandığı ifade edildi.

İhracat Desteklerinde %100 Vergi Avantajı

Türkiye’de hizmet ihracatını teşvik etmek amacıyla önemli vergi düzenlemeleri hayata geçirildi. 29 Nisan 2026 tarihli ve 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hizmet ihracatından elde edilen kazançlara uygulanan vergi indirim oranı, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri için %100‘e çıkarıldı.

Bu düzenleme, yazılım, mimarlık, mühendislik, tasarım, muhasebe, veri işleme ve sağlık gibi birçok hizmet alanını kapsıyor. Yurt dışına hizmet sunan şirketler ve serbest meslek erbabı yazılımcılar için büyük bir avantaj sağlıyor. Kazancın tamamının beyanname verme tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi bu indirimden yararlanmanın kritik şartları arasında yer alıyor.

Tezmaksan’ın Dönüşüm Hikayesi

Tezmaksan’ın robotik otomasyon ve yazılım ihracatındaki başarısı, şirketin uzun vadeli stratejik vizyonunun bir sonucu. Şirket, Çin ile ucuzlukta rekabet etmek yerine teknoloji ihraç etme yolunu seçerek fark yarattı.

CubeBOX gibi inovatif sistemler, Tezmaksan’ın küresel pazarda rekabet gücünü artırdı. Bu tür ürünler, Türk mühendislik ve yazılım yeteneklerinin uluslararası alanda ne kadar iddialı olabileceğini gösteriyor.

Bilişim ve Hizmet İhracatında Artış

Türkiye’nin telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri ihracatı, 2025 yılında bir önceki yıla göre %25,3 artışla 6 milyar 724 milyon dolar seviyesine ulaştı. Bu rakamlar, bilişim sektörünün Türkiye ekonomisine katkısının giderek arttığını gösteriyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye’nin teknolojik dönüşümde sadece bir kullanıcı değil, aynı zamanda bir üretici olması gerektiğini vurguladı. Gültepe, ülkenin teknolojiyi geliştiren ve ihraç eden bir ülke olma hedefiyle inovasyonda ve ihracatta ilk 10’u hedeflediğini belirtti.

E-İhracat ve Dijitalleşme Hedefleri

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, e-ihracat faaliyetlerinin desteklenmesi konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Bakanlık, e-ihracatta hedef pazar sayısını bu yıl 26‘dan 35‘e çıkarmayı hedefliyor.

Ayrıca, Avrupa Birliği’nde e-ithalatla ilgili muafiyetin kaldırılmasıyla oluşan vergi yükünün hafifletilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Türkiye’deki dijitalleşme verilerine göre, 2026 yılı itibarıyla internet kullanım oranı %92,3‘e yükseldi ve işletmelerin %56,5‘i kendi dijital vitrinine sahip durumda.

Arka Plan: Türkiye’nin Teknoloji İhracatı Vizyonu

Türkiye, son yıllarda yüksek katma değerli ürün ve hizmet ihracatına odaklanarak ekonomik büyümesini sürdürüyor. Bu vizyon doğrultusunda, bilişim ve yazılım sektörleri stratejik öneme sahip alanlar olarak belirlendi. Ticaret Bakanlığı, bilişim ve yazılım firmalarına yönelik çeşitli ihracat destekleri sunuyor.

Bu destekler arasında yazılım lisans giderlerinin karşılanması, dijital ürün tanıtım limitlerinin artırılması ve uygulama mağazası komisyonlarının sübvanse edilmesi gibi kalemler bulunuyor. 27 Şubat 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Hizmet Sektörleri Atılım Programı, bu desteklerin çerçevesini belirliyor.

Kullanıcıya Etkisi: Yazılımcılar ve Şirketler İçin Fırsatlar

Hizmet ihracatında uygulanan %100 vergi indirimi, özellikle yurt dışına yazılım hizmeti sunan bireysel yazılımcılar ve şirketler için büyük bir teşvik niteliğinde. Bu sayede, Türkiye’den küresel pazarlara açılmak isteyen teknoloji girişimcileri ve firmalar daha rekabetçi hale geliyor.

Yazılım lisans desteği gibi programlar, firmaların operasyonel maliyetlerini düşürerek inovasyona daha fazla kaynak ayırmalarına olanak tanıyor. Yeni kurulan start-up’ların da bu desteklerden yararlanabilmesi, sektördeki girişimcilik ekosistemini güçlendiriyor.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın