Yazılım İhracatı 5 Milyar Dolara Yaklaştı, BİT Sektörü %77 Büyüdü

3
Yazılım İhracatı 5 Milyar Dolara Yaklaştı, BİT Sektörü %77 Büyüdü

Türkiye BİT Sektörü 2,1 Trilyon TL’ye Ulaştı

Türkiye Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) sektörü, 2025 yılında TL bazında bir önceki yıla göre %77 oranında büyüyerek 2 trilyon 129,3 milyar TL büyüklüğe ulaştı. Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından 9 Haziran 2026 tarihinde açıklanan 2025 yılı pazar verileri, sektörün ekonomideki stratejik konumunu güçlendirdiğini ortaya koydu. Sektörün Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) içerisindeki payı %2,77’den %3,38’e yükseldi.

Sektörün dolar bazındaki büyüklüğü ise %47’lik artışla 53,8 milyar dolara çıktı. Enflasyondan arındırılmış reel büyüme incelendiğinde, TL bazında %42,6, dolar bazında ise %35 büyüme gözlemlendi. Bu veriler, büyümenin yalnızca fiyat etkisinden değil, gerçek hacim artışından kaynaklandığını gösteriyor.

Yazılım İhracatı 5 Milyar Dolar Sınırına Dayandı

Türkiye’nin teknoloji ihracatı, yazılım ağırlıklı bir yapıya doğru evriliyor. 2025 yılında gerçekleştirilen yaklaşık 196 milyar TL’lik (4,95 milyar USD) BİT ihracatının %90’ından fazlası Bilgi Teknolojileri Yazılım segmentinden geldi. Sektörün toplam ihracatı, 2021-2025 yılları arasında dolar bazında yıllık ortalama %26 büyüyerek 4,95 milyar dolar seviyesine çıktı.

Yazılım ihracatı tek başına %72 oranında büyüyerek 177,9 milyar TL tutarına ulaştı. BT-Yazılım segmenti, geçen yıla kıyasla TL bazında %124, dolar bazında ise %86 büyüme kaydetti. Yazılımın toplam BT pazarı içindeki payı 2024 yılına kıyasla %50’den %60’a yükseldi.

Arka Plan: Küresel Rekabette Türkiye’nin Yükselişi

Türkiye, küresel BİT pazarından aldığı payı %0,72’den %0,97’ye yükselterek uluslararası arenada daha görünür ve rekabetçi bir konuma geldi. TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, “Bugün artık yalnızca teknolojiyi kullanan değil, geliştiren, ihraç eden ve küresel ölçekte rekabet eden bir Türkiye’den söz ediyoruz” açıklamasını yaptı. Bu durum, ülkenin yüksek katma değerli teknoloji üretiminde yeni bir döneme girdiğini gösteriyor.

Teknokent ekosistemi, sektörel büyümenin önemli itici güçlerinden biri oldu. Teknokent şirketlerinin toplam ciroları 2025 yılında dolar bazında yaklaşık %65, ihracatları ise %45 arttı. Toplam ciroları %98,6 büyüme ile 371,5 milyar TL’den 738 milyar TL’ye çıktı.

Yeni Teşvikler ve Vergi Avantajları Sektörü Destekliyor

Türkiye, yazılım ve teknoloji ihracatını desteklemek amacıyla yeni düzenlemeler yürürlüğe koydu. 27 Şubat 2026 tarihli ve 10962 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bilişim, oyun ve yazılım sektörlerine yönelik hizmet ihracatı desteklerinde köklü bir dönüşüm gerçekleştirildi. Yeni sistem, eski kararları yürürlükten kaldırarak tüm destekleri Hizmet Sektörleri Atılım Programı ve Markalaşma Programı çatısı altında birleştirdi.

Bu yeni dönemde, Hizmet Sektörleri Atılım Programı için 1 yıl kurulma şartı kaldırıldı, böylece yeni kurulan start-up’lar da başvurabilir hale geldi. Dijital Ürün Tanıtım limiti yıllık 50 milyon TL’ye çıkarılırken, hedef ülkelerde destek oranı %70’e ulaştı. Ayrıca, yazılım, mühendislik gibi nitelikli hizmet ihracatında uygulanan %80 kazanç indirimi, 30 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile 2026 yılı gelirleri için artık %100 olarak uygulanacak. Bu avantajdan yararlanabilmek için hizmetten yurt dışında yararlanılması ve elde edilen gelirin Türkiye’ye getirilmesi şartı bulunuyor.

Kullanıcıya Etkisi: İstihdam ve Yapay Zeka Dönüşümü

BİT sektöründeki bu büyüme, istihdama da olumlu yansıdı. Sektörün toplam istihdamı 2025 yılında %17’lik büyümeyle 289 bin kişiye ulaştı. Kadın çalışan sayısı 2024 yılına göre 7 puan artışla %33’e yükseldi, bu da BİT sektöründe çalışan her üç kişiden birinin kadın olduğunu gösteriyor.

Yapay zeka, sektörün geleceğini şekillendiren önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Şirketlerin %90’ının yapay zekayı iş süreçlerinde aktif olarak kullandığı veya değerlendirme sürecinde olduğu belirtildi. Bu durum, sektörün yapay zeka benimsenme seviyesinin kritik bir olgunluk eşiğini aştığını gösteriyor. Yerli büyük dil modellerinin (LLM) sahaya çıkmasıyla birlikte, özellikle KVKK kısıtı olan sektörler yerli LLM’lere yöneliyor ve hibrit mimariler yaygınlaşıyor.

Yeni destekler ve vergi avantajları, özellikle KOBİ’ler ve start-up’lar için küresel pazarlara açılma fırsatlarını artırıyor. Maliyetlerin düşmesi, rekabet gücünün artması ve ihracat potansiyelinin yükselmesi, Türkiye’nin teknoloji ekosistemini daha da güçlendirecek.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın