Pekin’den Washington’a Çifte Mesaj
ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimi, son günlerde karşılıklı hamlelerle yeni bir evreye girdi. Pekin yönetimi, bir yandan Washington’ın Çinli şirketlere yönelik kısıtlamalarına misilleme yaparken, diğer yandan karşılıklı gümrük tarifelerinin düşürülmesi için görüşme çağrısında bulundu. Bu çifte mesaj, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki karmaşık ilişkiyi gözler önüne seriyor.
Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü He Yadong, 25 Haziran 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, ABD ile yeni kurulacak bir ticaret konseyi aracılığıyla gümrük vergisi indirimleri de dahil olmak üzere işbirliği görüşmeleri yürüteceklerini belirtti. Bu açıklama, iki ülke arasındaki ekonomik bağların tamamen kopmasını istemeyen bir yaklaşımı yansıtıyor.
Çin’den Amerikan Şirketlerine Misilleme
Çin, 22 Haziran 2026 tarihinde ABD’nin Çinli firmaları askeri bağlantılı listeye eklemesine sert bir yanıt verdi. Pekin, 10 Amerikan şirketini ihracat kontrol listesine alırken, çoğu savunma yüklenicisi olan 46 ABD’li firmayı da kamu alım projelerinden men etti.
İhracat kontrol listesine alınan şirketler arasında nadir toprak elementleri üreticileri MP Materials Corp ve USA Rare Earth ile insansız hava aracı üreticileri Teal Drones ve Jaia Robotics gibi firmalar bulunuyor. Bu şirketlerin Çin menşeli, hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılabilen çift kullanımlı ürünlere erişimi engellenecek.
Çin Maliye Bakanlığı’nın kamu alımlarından men ettiği 46 Amerikan şirketi ise çoğunlukla savunma sanayii yüklenicisi olarak öne çıkıyor. Bu adım, ABD’nin 8 Haziran 2026’da aralarında Alibaba, Baidu ve BYD gibi devlerin de bulunduğu 65 Çinli şirketi Pentagon’un askeri bağlantılı 1260H listesine eklemesinin ardından geldi.
Karşılıklı Tarife İndirimi Görüşmeleri Masada
Çin Ticaret Bakanlığı, ABD ile karşılıklı gümrük vergisi indirimleri için görüşmeleri sürdüreceğini açıkladı. Bu görüşmelerin, iki tarafın 30 milyar dolar veya daha fazla değerdeki ürünlerde karşılıklı tarife indirimleri için bir çerçeve üzerinde anlaşmaya varmasını hedeflediği belirtildi.
Çinli yetkililer, hava araçları ve tarım ürünleri sektörlerindeki ticaret işbirliğinin karşılıklı fayda sağladığını vurguluyor. Bu alanlarda iletişimin sürdürülmesi ve şirketlerin ticari faaliyetlerini genişletmesinin teşvik edilmesi hedefleniyor.
Daha önce Çin’in ABD Büyükelçisi Xie Feng, tarife dışı mal limitinin 30 milyar dolardan 300 milyar dolara çıkarılmasını önermişti. Bu teklif, iki ülke arasındaki hassas olmayan ticarette önemli bir genişleme potansiyeli taşıyor.
ABD’den 60 Ülkeye Yeni Gümrük Vergisi Hamlesi
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), 2 Haziran 2026 tarihinde (5 Haziran’da duyuruldu) küresel ticaret ortaklarına yönelik önemli bir adım attı. USTR, aralarında Çin’in de bulunduğu 60 ticaret ortağının, zorla çalıştırma ile üretilen malların ithalatını yasaklama veya bu yasağı etkin bir şekilde uygulama konusunda başarısız olduğunu belirledi.
Bu tespitin ardından USTR, söz konusu ülkelere yönelik yüzde 10 veya yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi uygulanmasını önerdi. Zorla çalıştırma ithalat yasağı uygulayan veya taahhüt eden ülkelere yüzde 10, diğerlerine ise yüzde 12,5 ek vergi getirilmesi planlanıyor.
Bu yeni tarifelerin uygulama tarihleri henüz netleşmezken, USTR 7 Temmuz 2026 tarihinde kamuya açık duruşmalar düzenleyecek. Bu süreç, küresel tedarik zincirleri üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Arka Plan: Süregelen Ticaret Gerilimi
ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimi, eski Başkan Donald Trump döneminde başlayan ve mevcut Biden yönetimi altında da devam eden bir süreç. Özellikle “Section 301” soruşturmaları kapsamında Çin menşeli birçok ürüne ek gümrük vergileri uygulanmıştı.
14 Mayıs 2024’te Biden yönetimi, yarı iletkenler, bataryalar, güneş panelleri ve kritik mineraller dahil olmak üzere 18 milyar dolar değerindeki Çin malına yönelik tarife artışları duyurdu. Bu tarifelerin 2024-2026 yılları arasında kademeli olarak yürürlüğe girmesi planlandı.
En dikkat çekici artışlardan biri, Çin menşeli elektrikli araçlara uygulanan tarifenin yüzde 25’ten yüzde 100’e çıkarılması oldu. Bu hamle, ABD’nin yerli elektrikli araç üretimini koruma amacı taşıyor.
Mayıs 2026’da Pekin’de gerçekleşen Trump-Xi zirvesi, ikili ticaret ilişkilerini yeniden istikrara kavuşturma amacı taşıyordu. Zirvede, tarım ve havacılık gibi kritik sektörlerde ticareti artırmak amacıyla belirli ürünlerde gümrük vergilerinin karşılıklı olarak düşürüleceği açıklanmıştı.
Pratik Etki: Küresel Ticaret ve Tedarik Zincirleri
ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimleri, küresel tedarik zincirleri üzerinde sürekli bir baskı oluşturuyor. Karşılıklı tarife ve kısıtlamalar, şirketlerin üretim ve dağıtım stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Özellikle teknoloji ve kritik hammaddeler gibi stratejik sektörlerdeki kısıtlamalar, küresel piyasalarda belirsizliği artırıyor. Bu durum, nihai tüketicilere fiyat artışları veya ürün çeşitliliğinde azalma olarak yansıyabilir.
Analistler, iki büyük ekonominin diyaloğunun seyrinin piyasalar açısından belirleyici olduğunu belirtiyor. Tarafların atacağı adımlar, küresel ticaret görünümünü etkileyecek ve yatırımcılar olası müzakere takvimini yakından izlemeye devam edecek.
Meksika gibi ülkeler, ABD-Çin ticaretindeki bu yeniden yapılanmadan faydalanarak ABD ithalatındaki paylarını artırıyor. Bu durum, küresel ticaret akışlarında kalıcı değişikliklere işaret ediyor.
ABD ve Çin arasındaki ticaret ilişkilerindeki bu son gelişmeler, hem rekabetin hem de işbirliği arayışının eş zamanlı olarak devam ettiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yapılacak görüşmeler ve karşılıklı adımlar, küresel ekonominin geleceği açısından kritik önem taşıyor.
