ABD’den Çin’e %7,5 Tarife Hamlesi: G20 Bildirisi Çıkmadı

4
ABD’den Çin’e %7,5 Tarife Hamlesi: G20 Bildirisi Çıkmadı

ABD ve Çin Arasında Yeni Tarife Gerilimi

Amerika Birleşik Devletleri, Çin mallarına yönelik 301. Bölüm aşırı üretim kapasitesi soruşturması kapsamında yüzde 7,5 oranında ek tarife uygulama hazırlığı yapıyor. Bu adım, Trump’ın ikinci döneminde Çin’e uygulanan gümrük vergilerini yaklaşık yüzde 20 seviyesine çıkaracak. Önerilen vergi, Çin tedarik zincirine derinlemesine bağlı şirketler için doğrudan sonuçlar doğurabilir.

Bu gelişme, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump’ın daha önceki IEEPA tabanlı tarifelerini geçersiz kılmasının ardından geldi. Washington yönetimi, birincil tarife aracı olarak 1974 Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü’ne yönelmek zorunda kaldı.

G20 Toplantısından Ortak Bildiri Çıkmadı

ABD’nin ev sahipliğinde 31 Ağustos – 1 Eylül tarihlerinde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı, ortak bir bildiri üzerinde mutabakat sağlanamadan sona erdi. Çin’in kritik ekonomik ve jeopolitik maddelere şerh düşmesi, bu sonucun ana nedeni oldu.

Toplantıda küresel büyüme, borç ve küresel dengesizlikler gibi konular ele alındı. Ancak ABD ve Çin arasındaki mevcut gerilim, ortak bir duruş sergilenmesini engelledi.

Pekin’den Misilleme Uyarısı

Çin, ABD’nin olası yeni tarifelerine karşı gerekli önlemleri alabileceğini açıkladı. Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, Washington’ın “aşırı kapasite” gerekçesinin kabul edilmediğini belirtti.

Huang, ABD’nin sonraki adımlarının yakından izleneceğini ve Çin’in karşılık verme hakkını koruduğunu vurguladı. Bu açıklama, iki ülke arasındaki ticaret savaşının yeni bir boyut kazanabileceğine işaret ediyor.

Arka Plan

ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimi, uzun süredir küresel ekonominin ana gündem maddelerinden biri. Özellikle Trump yönetiminin ilk döneminde başlayan ve “ticaret savaşı” olarak adlandırılan süreç, karşılıklı gümrük vergileri ve ticari kısıtlamalarla şekillendi.

Çin Ticaret Bakanlığı, 27 Temmuz’da Washington’ın Çin mallarına yönelik ikame tarifelerini yüzde 20 ile sınırlamayı taahhüt ettiğini doğrulamıştı. Mevcut ikame oranı yüzde 12,5 seviyesinde bulunuyor. Yeni yüzde 7,5‘lik tarife, bu boşluğu tam olarak dolduracak ve ABD’nin teknik olarak üzerinde anlaşılan eşiğin içinde kalmasını sağlayacak.

Geçtiğimiz ay, 5 Ağustos’ta Çin, ABD’ye yönelik yeni düzenlemelerini duyurmuştu. Bu düzenlemeler kapsamında ABD’ye İHA ihracatı yasaklanmış ve 6 Amerikan şirketine yaptırım uygulanmıştı. Bu adım, ABD’nin Çin dronlarının ithalatını yasaklaması ve 43 Çinli şirkete yaptırım uygulamasına bir misilleme olarak gelmişti.

Daha öncesinde ise 27 Temmuz’da Çin, ABD’nin “zorla çalıştırma” gerekçesiyle uyguladığı gümrük vergilerini “tek taraflı” olarak nitelendirerek kaldırılması çağrısında bulunmuştu. ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. maddesi kapsamında yürütülen soruşturmalar sonucunda, zorla çalıştırmayla üretilen malların ithalatının yasaklanmaması veya yasağın etkin şekilde uygulanmaması gerekçesiyle 60 ticaret ortağına yüzde 10 veya yüzde 12,5 oranında gümrük vergisi uygulanacağını duyurmuştu.

Kullanıcıya Etkisi ve Küresel Ticaret Dengeleri

ABD ve Çin arasındaki ticaret tarifelerindeki artış, küresel tedarik zincirleri üzerinde önemli baskı yaratıyor. Özellikle Çin’den ithalat yapan veya Çin’e ihracat yapan şirketler, artan maliyetler ve belirsizliklerle karşı karşıya kalıyor. Bu durum, nihai tüketiciye ürün fiyatlarında artış olarak yansıyabilir.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 31 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Çin’in devasa ticaret fazlasının sürdürülemez olduğunu belirtti. Bessent, G20 üyelerini Çin ile ticaret koşullarını yeniden gözden geçirmeye teşvik edeceğini ifade etti.

Bessent’e göre, dünya 1,2 trilyon dolarlık ticaret fazlasına sahip bir Çin’i kaldıramaz. Çin ekonomisinin zayıf olduğunu ve ihracat yoluyla bu durumdan kurtulmaya çalıştığını savunan Bessent, ekonomilerini yeniden dengelemeleri gerektiğini vurguladı.

Bu durum, küresel ticarette yeni bir dengeleme arayışını tetikliyor. ABD’nin Çin’e yönelik stratejisi, kritik teknolojilere erişimi sınırlamak, müttefiklerle alternatif üretim ve tedarik zincirleri kurmak ve Çin’in küresel hamlelerinin maliyetini artırmak üzerine odaklanıyor.

Ancak bu politikalar, küresel sistemin bütünlüğünü korurken gerilimi de sürekli kılıyor. Tam ayrışma yerine yeniden konumlanma ve dengeleme süreci yaşanıyor.

G20 toplantısından ortak bildiri çıkmaması, küresel ekonomideki iş birliği ruhunun zayıfladığına dair endişeleri artırıyor. Bu durum, uluslararası ticaret ve yatırım ortamında belirsizliği derinleştirerek piyasaları olumsuz etkileyebilir.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın