Üretici Maliyetleri Katlanarak Artıyor
Türkiye’de tarım sektörü, girdi maliyetlerindeki sürekli artışlar nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Özellikle mazot fiyatlarının litrede 100 lirayı aşması, çiftçilerin üretim yapma motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, mazot zamlarının çiftçiyi derinden etkilediğini ve bunun zincirleme zam etkisi yarattığını vurguladı.
Baş, çiftçilerin bir litre benzin alabilmek için 6 kilogramdan fazla buğday satmak zorunda kaldığını belirtti. Gübre, elektrik, ilaçlama ve işçilik gibi diğer temel giderlerdeki artışlar da üreticinin yükünü daha da ağırlaştırıyor.
Tarım ÜFE Ağustos’ta Yıllık %21,91 Yükseldi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ağustos 2026 Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verileri, tarımdaki maliyet baskısının devam ettiğini gösterdi. Tarım-ÜFE, Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %21,91 artış kaydetti.
Aylık bazda ise Tarım-ÜFE’de %0,93‘lük bir gerileme yaşandı. Ancak bu düşüş, genel yıllık artışın ve çiftçinin karşılaştığı reel gelir kaybının önüne geçemedi.
Alt gruplar incelendiğinde, yıllık değişimde en yüksek artış %69,99 ile sebze, kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Aylık bazda ise tropikal ve subtropikal meyvelerde %153,75‘lik dikkat çekici bir yükseliş kaydedildi.
Arka Plan: Çiftçinin Reel Gelir Kaybı ve Girdi Maliyetleri
TÜİK verilerine göre, Tarım ÜFE’deki yıllık %21,91‘lik artış, aynı dönemdeki Tüketici Fiyat Endeksi’ne (TÜFE) göre %31,51 olan genel enflasyonla kıyaslandığında, çiftçinin son bir yılda reel bazda %7,3 gelir kaybına uğradığı ortaya çıktı. Gıda harcama grubundaki fiyat artışı ise %33,79 ile üretici fiyatlarının yaklaşık 12 puan üzerinde seyrediyor.
Pancar üreticileri de artan maliyetlerle boğuşuyor. Haziran 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ne göre tarımsal girdiler bir önceki yılın aynı ayına göre %32,06, on iki aylık ortalamalara göre ise %34,02 arttı. Gübre ve toprak geliştiriciler alt grubundaki yıllık artış %50,99‘a ulaştı. Bu durum, 2026-2027 üretim yılı için beklenen 16 polar pancar alım fiyatının 3.600 TL ile 3.700 TL/ton arasında açıklanması beklentisini gündeme getirdi. Geçen yılki 3.100 TL‘lik fiyata göre bu, %16,1 ila %19,4‘lük bir artış anlamına geliyor.
Tarladan Sofraya Fiyat Uçurumu ve Tüketiciye Yansıması
Üreticinin tarladaki satış fiyatları düşerken, market raflarındaki gıda etiketleri yükselmeye devam ediyor. Ağustos ayında çiftçinin tarladaki satış fiyatı aylık bazda %0,93 düşerken, marketlerdeki gıda fiyatları aylık %0,22 yükseldi. Bu durum, tarladaki ucuzluğun perakende aşamasına geçişinde yapısal engeller olduğunu ve tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya erişiminin kısıtlandığını gösteriyor.
Özellikle kuru soğan fiyatlarında yaşanan artış dikkat çekici. Ağustos 2025’te tarlada kilosu 6,02 TL olan kuru soğan, Ağustos 2026 itibarıyla %338,2‘lik rekor bir artışla 26,38 TL‘ye fırladı. Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle edenlere yönelik operasyonlar düzenlenmesi, aracıların rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Çiftçiler, “Tarlada 4 lira, markette 100 lira” gibi ifadelerle bu duruma tepki gösteriyor.
Destekler ve Gelecek Adımlar
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerin yükünü hafifletmek amacıyla 2026 yılı tarımsal desteklerine 30 milyar lira ilave edileceğini açıkladı. Bu ek desteğin, çiftçilerin üretimde kalmasına yardımcı olması hedefleniyor.
Ayrıca, bitkisel üretimde dekar başına destek katsayısı 2026 üretim yılı için 310 liradan 367 liraya yükseltildi. Mercimek ve nohut destekleri %141 artırılarak dekara 884 liraya çıkarıldı. Sertifikalı tohum kullanım ve tarımsal yayım ve danışmanlık desteklerinde de önemli artışlar yapıldı.
Hükümet, gıda fiyatlarındaki oynaklığı azaltmak ve tarımsal üretimde maliyet baskılarını hafifletmek için yapısal dönüşüm adımları atılacağını duyurdu. Bu kapsamda, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması ve stratejik tarım ürünlerinde arz güvenliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
