ECB’den %2,5’e Faiz Artışı, ABD’de Üretici Enflasyonu %5,4’e Yükseldi

5
ECB’den %2,5’e Faiz Artışı, ABD’de Üretici Enflasyonu %5,4’e Yükseldi

Avrupa Merkez Bankası Faizleri %2,5’e Çıkardı

Küresel ekonomide enflasyonist baskılar, özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle artan enerji fiyatları nedeniyle yeniden tırmanışa geçti. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası’nı (ECB) politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,5 seviyesine yükseltmeye itti. Banka, haziran ayından bu yana ikinci kez faiz artırımına gitti.

ECB’nin ana refinansman faizi yüzde 2,65‘e, marjinal fonlama faizi ise yüzde 2,90‘a çıkarıldı. Euro Bölgesi’nde ağustos ayı enflasyonu temmuz ayındaki yüzde 2,9 seviyesinden yüzde 3,3‘e yükselerek Eylül 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artışta en büyük etki, yüzde 10,3‘ten yüzde 14,3‘e sıçrayan enerji enflasyonundan kaynaklandı.

ABD’de Üretici Enflasyonu %5,4’e Yükseldi, FED’e Baskı Arttı

Amerika Birleşik Devletleri’nde de enflasyon baskıları hissediliyor. Ağustos ayında Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 5,4 artış gösterdi. Enerji fiyatlarındaki yüzde 4,2‘lik sıçrama, ABD Merkez Bankası’nın (FED) eylül ayında faiz artırımı yapma ihtimalini güçlendirdi.

FED’in Para Politikası Kurulu (FOMC) toplantısı 15-16 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek ve faiz kararı 16 Eylül Çarşamba günü Türkiye saatiyle 21.00’de açıklanacak. Temmuz ayındaki son toplantısında faiz oranlarını yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutan FED’in eylül kararı, küresel piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. Piyasa oyuncularının 25 baz puanlık faiz artışı tahmini, bir ay öncesine göre belirgin bir artışla yüzde 58,4 seviyesine çıktı.

TCMB Politika Faizi %37’de Sabit Kaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), eylül ayı toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Bu karar, TCMB’nin üst üste beşinci kez faiz oranında değişikliğe gitmemesi anlamına geliyor.

TCMB, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40‘ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5‘te sabit tuttu. Kurul, aylık dalgalanmalara rağmen son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret ettiğini belirtti. Ancak jeopolitik gelişmeler neticesinde yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulandı.

Arka Plan

Küresel enflasyon, 2022’deki hayat pahalılığı krizinin ardından başlayan dezenflasyon sürecinde bir miktar duraklama yaşıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack, merkez bankalarına fiyat istikrarı hedeflerine odaklanmayı sürdürmeleri çağrısında bulundu. IMF, 2026 yılı küresel enflasyon tahminini yüzde 4,7‘ye revize etti.

Orta Doğu’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı çevresindeki petrol sevkiyatının aksaması, enerji fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı çarşamba günü yeniden 100 doların üzerine çıktı. Bu durum, küresel tedarik zincirleri ve maliyet kanalı üzerinden enflasyonist baskıları artırıyor.

Kullanıcıya Etkisi

Merkez bankalarının sıkı para politikaları, tüketicilerin ve işletmelerin finansman maliyetlerini doğrudan etkiliyor. ECB’nin faiz artırımı, Euro Bölgesi’nde kredi faizlerinin yükselmesine ve borçlanma maliyetlerinin artmasına neden olacak. Bu durum, hane halkı harcamalarını ve şirket yatırımlarını olumsuz etkileyebilir. Euro Bölgesi’ndeki yüzde 3,3‘lük enflasyon, tüketicilerin alım gücünü azaltmaya devam ediyor.

ABD’de üretici enflasyonundaki yüzde 5,4‘lük artış, nihai tüketici fiyatlarına yansıyarak hane halkı bütçeleri üzerinde ek baskı oluşturabilir. FED’in olası bir faiz artırımı, doların küresel değerini etkileyerek ithalat maliyetlerini ve dövizle borçlanan işletmelerin yükünü artırabilir. Türkiye’de ise TCMB’nin faizleri sabit tutması, mevcut finansman koşullarının devam edeceği anlamına geliyor. Ancak jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentileri üzerinde belirsizlik yaratmayı sürdürüyor.

Gelecek Dönem Beklentileri

Küresel piyasalar, FED’in 16 Eylül’deki faiz kararını beklerken, İngiltere Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası’nın da eylül ayında faiz kararlarını açıklaması bekleniyor. Bu kararlar, küresel para politikalarının gidişatını ve enflasyonla mücadele stratejilerini şekillendirecek. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) küresel enflasyon tahminini yüzde 4,7‘ye yükseltmesi, merkez bankalarının ihtiyatlı duruşlarını sürdürmeleri gerektiği mesajını veriyor.

Türkiye’de ise Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olarak belirlendi. ING Global, TCMB’nin eylül ayında faizi sabit tutmasının ardından yılın son çeyreğinde 100’er baz puanlık iki faiz indirimi yaparak politika faizini 2026 sonunda yüzde 35‘e çekmesini bekliyor. Bu beklentiler, önümüzdeki dönemde küresel ve yerel ekonomilerde para politikalarının seyrini belirleyecek önemli faktörler arasında yer alıyor.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın