Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü %9,5 artarak 78.951 MW’a ulaştı

6
Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü %9,5 artarak 78.951 MW’a ulaştı

Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Kapasitesi Rekor Kırdı

Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü, 2026 Temmuz ayı itibarıyla önemli bir eşiği aşarak 78.951 megavat (MW) seviyesine ulaştı. Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan Enerji Bülteni’ne göre, bu rakam 2025 Temmuz ayındaki 72.107 MW seviyesine kıyasla yıllık bazda yüzde 9,5‘lik bir artışı ifade ediyor. Bu büyüme, ülkenin temiz enerji hedeflerine ulaşma yolunda kararlı adımlar attığını gösteriyor.

Yenilenebilir enerji kaynakları, 2026 Temmuz ayında toplam elektrik üretiminin yüzde 70‘ini karşılayarak enerji arz güvenliğine önemli katkı sağladı. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları, kurulu güçteki bu artışın ana sürükleyici unsurları oldu. Toplam elektrik üretimi ise Temmuz ayında 34,71 teravatsaat (TWh) olarak gerçekleşti.

Güneş Enerjisinde Yeni Zirveler

Türkiye, güneş enerjisi alanında da rekorlara imza atmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında 2,1 gigavat (GW) yeni güneş enerjisi kapasitesi devreye alındı. Bu yeni kurulumlarla birlikte ülkenin toplam kurulu güneş enerjisi kapasitesi yaklaşık 26,9 GW seviyesine yükseldi.

Haziran 2026’da güneş enerjisi, Türkiye’nin elektrik üretiminin yüzde 16,5‘ini karşılayarak önemli bir başarıya imza attı. Bu oran, Haziran 2025’te kaydedilen yüzde 16,1‘lik önceki aylık rekoru geride bıraktı. Aynı dönemde güneş enerjisinden elde edilen elektrik üretimi yaklaşık 5 TWh seviyesine ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek aylık üretim miktarı olarak kayıtlara geçti.

Denizüstü Rüzgar Enerjisi Hamlesi Başlıyor

Türkiye, yenilenebilir enerji portföyünü çeşitlendirme hedefiyle denizüstü rüzgar enerjisine de odaklanıyor. Yılın ikinci yarısında gerçekleştirilecek ilk denizüstü Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) ihalesi, ülkenin elektrik üretiminde yeni bir dönüm noktası olacak. Bu ihale, büyük ölçekli yatırımları çekerek temiz enerji hedeflerine ivme kazandıracak.

GlobalData’nın analizine göre, denizüstü rüzgar kapasitesinin 2032’de elektrik üretim portföyüne girmesi bekleniyor. 2035 itibarıyla 1,3 GW denizüstü rüzgar kapasitesinin devrede olması ve yaklaşık 2,7 TWh elektrik üretmesi öngörülüyor. Türkiye’nin 2035 hedefi ise 5 GW denizüstü rüzgar kapasitesine ulaşmak.

Küresel Enerji Dönüşümünde Türkiye’nin Yeri

Küresel ölçekte de yenilenebilir enerji kapasitesi hızla artıyor. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) verilerine göre, 2025 yılında küresel yenilenebilir enerji kapasitesi yıllık yüzde 15,5‘lik artışla 5.155 GW‘a ulaştı. Bu dönemde küresel elektrik kapasitesinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı yüzde 49,5 olarak gerçekleşti.

Güneş enerjisi, toplam yenilenebilir enerji kapasitesindeki yüzde 46,5‘lik payıyla öne çıkarken, rüzgar enerjisi de önemli bir katkı sağlamaya devam ediyor. COP28 hedefi doğrultusunda 2030 yılına kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 11.000 GW‘a çıkarılması hedefleniyor.

Arka Plan

Türkiye, enerji bağımsızlığını güçlendirme ve iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımlarını artırıyor. Ülkenin enerji stratejisi, yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payını yükseltmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda, özellikle güneş ve rüzgar enerjisi projeleri büyük önem taşıyor.

Hükümet, 2035 yılına kadar 120.000 MW yenilenebilir enerji kurulu gücü hedefi belirledi. Bu hedefe ulaşmak için her yıl ortalama 8-9 GW yeni kapasitenin devreye alınması gerekiyor. Lisanssız elektrik üretim tesisleri, özellikle öz tüketim amacıyla kurulan 5 MW’a kadar olan projeler, bu büyümenin önemli bir kısmını oluşturuyor.

Pratik Etkisi

Yenilenebilir enerjiye yapılan bu yatırımlar, Türkiye ekonomisi ve vatandaşlar için somut faydalar sağlıyor. Artan yerli üretim, enerji ithalatına olan bağımlılığı azaltarak dış ticaret açığının düşürülmesine yardımcı oluyor. Bu durum, döviz kuru istikrarına da olumlu yansıyabilir.

Daha fazla yenilenebilir enerji kaynağının sisteme entegrasyonu, elektrik fiyatlarında daha fazla istikrar ve potansiyel olarak düşüş sağlayabilir. Ayrıca, temiz enerji kaynaklarının yaygınlaşması, hava kalitesinin iyileşmesine ve karbon emisyonlarının azaltılmasına katkıda bulunarak çevresel sürdürülebilirliği destekliyor. Yeni YEKA ihaleleri ve depolama entegreli projeler, enerji arz güvenliğini artırarak kesintisiz elektrik teminatı için kritik rol oynayacak.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın