Çiftç

1
Çiftç

Çiftçinin Maliyet Yükü Ağırlaştı: Ürünler Tarlada Kalıyor

Türkiye’de tarım üreticileri, son dönemde yaşanan yüksek girdi maliyetleri ve ürünlerini değerinde satamama sorunuyla boğuşuyor. Bu durum, çiftçileri büyük bir ekonomik çıkmaza sürüklerken, bazı ürünler tarlada kalmaya mahkum oluyor. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 6 Kasım 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, elma ve lahananın tarlada kaldığını, yem fiyatlarının sürekli arttığını ancak çiğ süt fiyatlarının beş aydır değişmediğini vurguladı.

Üreticilerin artan maliyetler karşısında ezildiğini belirten Gürer, bir ton elmanın bir işçi yevmiyesini dahi karşılayamadığını ifade etti. Bu tablo, tarımsal üretimin geleceği açısından endişe verici sinyaller taşıyor.

Üretici Mağduriyeti Derinleşiyor: Çeltik ve Fındıkta Büyük Zarar

Ülke genelinde birçok tarım ürününde benzer mağduriyetler yaşanıyor. Samsun’un Bafra ilçesinde çeltik üreticileri, 5 Kasım 2026 tarihli haberlere göre, kilogram maliyeti 46 TL‘ye ulaşan çeltiği 32-34 TL arasında satmak zorunda kalıyor. YENİ Parti Bafra İlçe Başkanı Erkan Dönüm, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) alım fiyatlarının enflasyon ve üretim maliyetlerinin çok gerisinde kaldığını belirtti.

Ordu’da fındık üreticileri de benzer bir maliyet kıskacında. 3 Kasım 2026 tarihli verilere göre, fındığın kilogram başına üretim maliyeti 227 TL‘ye ulaştı. Hilvan’da ise çiftçinin üretim giderleri bir önceki sezona göre %30‘un üzerinde artış gösterdi. Mazot, gübre ve işçilik fiyatlarındaki yükseliş, üreticilerin gelecek sezon beklentilerini olumsuz etkiliyor.

Girdi Maliyetleri Üretimi Tehdit Ediyor: Enerji %43,14 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artışı gözler önüne seriyor. Ağustos 2026 dönemine ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ne göre, tarımsal girdi fiyatları yıllık bazda %30,28 oranında yükseldi. Bu artışta en büyük pay, enerji ve yağlayıcı maliyetlerine ait olup, bu kalemde yıllık artış %43,14‘e ulaştı.

Tarım-Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz, 26 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, mazot, gübre ve işçilik maliyetleri altında ezilen küçük üreticinin borçlandığını ve üretimden çekilmek zorunda kaldığını belirtti. Üretim girdilerinin satış fiyatlarından daha hızlı pahalanması, çiftçinin gelir-gider dengesini derinden sarsıyor ve gelecek sezonun gıda arzını tehdit ediyor.

Arka Plan: Küresel Etkiler ve Rekor Üretimde Düşük Fiyatlar

Tarım sektöründeki bu sorunlar yalnızca yerel dinamiklerden kaynaklanmıyor; küresel gelişmeler de önemli rol oynuyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 20 Ekim 2026 tarihli raporunda, küresel piyasalardaki yükselişin ithal girdilere bağımlı Türkiye için ciddi bir risk oluşturduğunu değerlendirdi. Karadeniz’deki tahıl sevkiyatlarında yaşanan aksamalar ve El Niño kaynaklı kuraklık gibi faktörler, dünya genelinde yeni bir gıda enflasyonu dalgasını tetikliyor.

FAO’nun 6 Kasım 2026 tarihli verilerine göre, küresel gıda fiyatları ekim ayında %1,2 gerilese de, şeker fiyatları yıllık bazda %28,8 arttı. Türkiye’de ise 2026 yılında bitkisel üretimde 140 milyon ton ile rekor seviyeye ulaşılmasına rağmen, yüksek maliyet ve düşük alım fiyatları nedeniyle üretici kriz yaşıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıklamalarına göre buğdayda 24,5 milyon tonluk üretim tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Ancak bu rekor üretim, üreticinin yüzünü güldürmedi.

Tüketiciye Yansıması: Market Fiyatları Yedi Katına Çıkıyor

Üreticinin yaşadığı bu maliyet sorunları, doğrudan tüketicinin sofrasına yansıyor. Tarlada artan maliyetler, ürün miktarını ve fiyatını etkileyerek gıda arzını olumsuz etkiliyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) Eylül 2026 verileri, üretici ile market arasındaki fiyat farkının bazı ürünlerde yedi katına ulaştığını gösterdi.

Örneğin, üreticide 7 TL olan limon, markette 51,34 TL‘ye satılarak %633,4‘lük bir fiyat farkı oluşturdu. Havuçta 4,4 kat, elmada ise 3,4 kat fiyat farkı görüldü. Bu durum, tüketicinin aynı parayla daha az gıda alabildiği, geçim sıkıntısının derinleştiği bir tablo ortaya koyuyor.

Destekler Yetersiz Kalıyor mu?

Hükümetin tarım sektörüne yönelik destekleri artırmasına rağmen, üreticilerin sorunları devam ediyor. 3 Kasım 2026 tarihli bilgilere göre, 2027 bütçesinde toplam tarımsal destek 235 milyar TL‘ye çıkarılırken, 2026 üretim yılı temel desteği dekar başına 310 TL‘den 367 TL‘ye yükseltildi. 2027 için ise bu rakamın 442 TL olması öngörülüyor.

Ancak, bu desteklerin artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığı ve ürün bazlı planlama eksikliği nedeniyle gerçek üretim gücünü destekleyemediği eleştirileri dile getiriliyor. Üreticiler, maliyet odaklı ve gerçekçi destek mekanizmalarının hayata geçirilmesini bekliyor.


Bir yanıt yazın