Uluslararası Kuruluşlardan Türkiye Ekonomisine Bakış
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Fitch Ratings, S&P Global Ratings ve Scope Ratings, Türkiye ekonomisine yönelik güncel değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Son 30 gün içinde yapılan bu açıklamalar, Türkiye’nin kredi notu ve ekonomik görünümüne dair önemli sinyaller içeriyor.
Fitch Ratings, Türkiye’nin uzun vadeli kredi notunu “BB-“ olarak teyit ederken, not görünümünü “durağan” olarak korudu. S&P Global Ratings de Türkiye’nin mevcut kredi notunu “BB-/B” ve görünümünü “durağan” seviyesinde tuttu. Almanya merkezli Scope Ratings ise Türkiye’nin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden notlarını “BB-“ ve görünümünü “durağan” olarak teyit etti.
Fitch Ratings’ten Enflasyon ve Borçlanma Piyasası Tahminleri
Fitch Ratings, 27 Ekim 2026 tarihli değerlendirmesinde, Türkiye’de enflasyonun Haziran ayındaki %32 seviyesinden 2026 yılı sonunda %29,5‘e gerilemesini beklediğini açıkladı. Kuruluş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) fonlama maliyetini artırması ve kredi limitlerini sıkılaştırmasının, uluslararası rezervlerde kısmi toparlanmayı desteklediğini belirtti.
Fitch ayrıca, Türkiye’nin borçlanma sermaye piyasasının büyümeye devam edeceğini ve 2027 yılına kadar 550 milyar dolar büyüklüğe ulaşmasını öngörüyor. 2026 yılının üçüncü çeyreği sonunda tedavülde bulunan borçlanma araçlarının toplam büyüklüğü 526 milyar doları aşarak yıllık bazda %4 artış gösterdi. Sukuk ihraçları ise Ocak-Eylül döneminde yıllık bazda %46 yükselerek toplam borçlanma sermaye piyasası ihraçları içindeki payını %16‘ya çıkardı.
S&P Global Ratings’ten Kredi Notu Artışı İçin İki Şart
S&P Global Ratings Türkiye Lider Analisti Karen Vartapetov, 21 Ekim 2026’da yaptığı açıklamada, dezenflasyon sürecinin beklenenden güçlü ilerlemesi ve uluslararası rezervlerin artmaya devam etmesinin Türkiye’nin kredi notu açısından yukarı yönlü bir etken olabileceğini ifade etti. Kurum, 2026 yılı için ortalama enflasyon beklentisini %30,9, 2027 için ise %21,7 olarak duyurdu.
S&P, Türkiye ekonomisinin 2026’da %3 büyümesini, 2027’de ise %3,7‘ye hızlanmasını bekliyor. Orta Doğu’daki savaş nedeniyle 2026 büyüme beklentisi önceki tahminin 0,4 puan altında kaldı. Kuruluş, 16 Ekim’de beklenen not değerlendirmesi yerine, not değişikliği içermeyen bir analiz yayımlamayı tercih etti.
Scope Ratings’in Enflasyon ve Büyüme Beklentileri
26 Ekim 2026 tarihli raporunda Scope Ratings, dezenflasyon sürecinin devam etmesini beklediğini ancak enflasyondaki düşüşün zaman alacağını belirtti. Kuruluş, enflasyonun 2027’de ortalama %25‘e, 2028’de ise %20‘ye gerilemesini öngörüyor. Tek haneli enflasyon hedefine ulaşılmasının ise 2029’a ertelendiği değerlendirildi.
Scope, Türkiye ekonomisinin 2026’da %2,7, 2027’de %3,5 ve 2028’de %3,8 büyümesini bekliyor. Cari açığın ise 2026’da gayrisafi yurtiçi hasılanın %2,5‘ine yükselmesinin ardından 2027-2028 döneminde aynı seviyelerde dengelenmesi öngörülüyor.
Arka Plan
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, ülkelerin ve şirketlerin borç ödeme kapasitelerini değerlendirerek yatırımcılara rehberlik eder. Bu kuruluşların notları, bir ülkenin uluslararası piyasalardan borçlanma maliyetlerini ve yatırım çekme potansiyelini doğrudan etkiler. Türkiye, son dönemde uyguladığı ortodoks ekonomi politikalarıyla makroekonomik istikrarı güçlendirmeyi hedefliyor.
Kredi notu değerlendirmeleri genellikle önceden belirlenmiş takvimler dahilinde yapılır. Ancak kuruluşlar, not değişikliği olmaması durumunda analizlerini farklı tarihlerde yayımlayabilir veya pas geçebilir. Bu durum, piyasalarda belirsizlik yaratmamak adına alınan bir tedbir olarak açıklanmaktadır.
Ne Anlama Geliyor?
Bu güncel değerlendirmeler, Türkiye ekonomisinin uluslararası piyasalardaki algısını şekillendiriyor. Kredi notunun ve görünümünün durağan kalması, mevcut ekonomi politikalarının istikrarı koruduğuna işaret ediyor. Ancak not artışı için dezenflasyon sürecinin güçlenmesi ve uluslararası rezervlerin artırılması gibi kritik şartlar öne çıkıyor.
Açıklanan enflasyon ve büyüme tahminleri, hem yatırımcılar hem de vatandaşlar için gelecek dönem ekonomik beklentilerini belirliyor. Enflasyonun düşüş eğilimine girmesi ve ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği, ülkenin borçlanma maliyetleri üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Özellikle borçlanma piyasasının 2027’ye kadar 550 milyar dolara ulaşma potansiyeli, Türkiye’nin finansal derinliğinin artacağına işaret ediyor.
