Merkez Bankası Politikası ve Dolar/TL Kuru
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 11 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakma kararı aldı. Bu karar, piyasa beklentileriyle uyumlu bir şekilde, enflasyonla mücadelede mevcut sıkı duruşun devam ettirildiğini gösterdi. Kurul, gecelik borç verme faiz oranını %40, gecelik borçlanma faiz oranını ise %35,5 olarak korudu.
Dolar/TL kuru ise son dönemde sınırlı bir yükseliş eğilimi sergiledi. 11 Haziran 2026 itibarıyla 46,15 seviyelerinde işlem gören dolar/TL, son 7 günde %0,18 oranında bir artış kaydetti. Son 30 günlük periyotta ise dolar/TL kurundaki artış %1,77 olarak gerçekleşti.
Yabancı Yatırımcılar Borsa İstanbul’dan Çekildi
Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcıların mayıs ayı işlemleri net satış yönünde gerçekleşti. Mayıs 2026 döneminde yabancı yatırımcılar, Borsa İstanbul’da toplam 845,8 milyon dolarlık net satış yaptı.
Bu satışlar sonucunda, nisan 2026 sonunda %35,02 olan yabancı payı, mayıs 2026 sonunda %34,02 seviyesine geriledi. Ancak yılın ilk beş aylık dönemine bakıldığında, yabancı yatırımcıların toplamda 2,65 milyar dolarlık net alım gerçekleştirdiği görüldü.
Doğrudan Yatırımlarda İlk Çeyrek Çıkışı
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından yayımlanan 2026 yılı ilk çeyrek doğrudan yatırımlar bültenine göre, Türkiye bu dönemde net sermaye çıkışı yaşadı. Yılın ilk üç ayında doğrudan yatırım girişleri 2,6 milyar dolar seviyesinde kalırken, yurt dışına yapılan yatırımlar 2,8 milyar dolara ulaştı.
Bu durum, geçen yılın aynı dönemindeki 0,7 milyar dolarlık net girişe karşılık, 2026 yılının ilk çeyreğinde 0,3 milyar dolarlık net sermaye çıkışı yaşandığını gösterdi. Gayrimenkul kaynaklı girişler hariç tutulduğunda ise net sermaye çıkışı 0,9 milyar dolar olarak hesaplandı.
Arka Plan
Türkiye ekonomisi, son yıllarda yüksek enflasyon ve döviz kuru dalgalanmalarıyla mücadele ediyor. Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlamak amacıyla sıkı para politikası uygulamaya devam ediyor. Politika faizinin yüksek seviyelerde tutulması, enflasyon beklentilerini yönetmeyi ve döviz kuru istikrarına katkı sağlamayı hedefliyor.
Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarındaki hareketleri, ülkenin ekonomik görünümüne ve yatırım ortamına ilişkin önemli sinyaller veriyor. Doğrudan yabancı yatırımlar ve portföy yatırımları, ekonomik büyüme ve istikrar açısından kritik öneme sahip. Hükümet, yabancı sermaye çekmek için çeşitli teşvikler ve düzenlemeler üzerinde çalışıyor.
Pratik Etki: Yatırımcı ve Tüketiciye Yansımaları
Merkez Bankası’nın politika faizini %37 seviyesinde sabit tutması, kredi maliyetlerinin yüksek kalmaya devam edeceği anlamına geliyor. Bu durum, hem bireysel tüketicilerin kredi kullanma iştahını azaltabilir hem de şirketlerin yatırım kararlarını etkileyebilir. Yüksek faiz oranları, mevduat sahipleri için cazip getiri sunarken, borçlanmayı düşünenler için maliyetleri artırıyor.
Borsa İstanbul’dan mayıs ayında yaşanan 845,8 milyon dolarlık yabancı çıkışı, kısa vadede hisse senedi piyasalarında dalgalanmalara neden olabilir. Ancak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Haziran’da yaptığı açıklamada, üreticiler için kurumlar vergisinin %12,5’e indirildiğini belirtmesi, uzun vadede doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu tür teşvikler, Türkiye’yi özellikle üretim ve hizmet ihracatı alanlarında cazip bir yatırım merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor.
Dolar/TL kurundaki sınırlı yükseliş, ithalat maliyetlerini etkileyerek enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir. Tüketiciler, döviz kurundaki hareketlilik nedeniyle ithal ürünlerde fiyat artışlarıyla karşılaşabilir. Yatırımcılar ise hem döviz kuru hem de faiz kararları doğrultusunda portföylerini yeniden şekillendirme ihtiyacı hissedebilirler.
