TÜSEB’den Kansere Karşı İki Yerli Genomik Kit: Tedavide %17,5 Yanıt Oranı

2
TÜSEB’den Kansere Karşı İki Yerli Genomik Kit: Tedavide %17,5 Yanıt Oranı

TÜSEB’den Kanser Tedavisinde Çığır Açan Yerli Genomik Kitler

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesindeki Türkiye Kanser Enstitüsü, 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda kanserle mücadelede kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarına yönelik iki yeni yerli genomik kiti tanıttı. Herediter ve OncoTR adı verilen bu kitler, kanser riskini önceden belirleme ve tedavi süreçlerini bireyselleştirme hedefiyle geliştirildi.

Bu önemli gelişme, hastaların genetik ve biyolojik özelliklerine göre daha etkili tedavi seçeneklerine ulaşmasını sağlayacak. Ayrıca, kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinde %17,5‘lik bir yanıt oranı elde edildiği belirtilen araştırmalar, umutları artırıyor.

Yerli Genomik Kitler Kanser Tedavisinde Yeni Ufuklar Açıyor

TÜSEB tarafından geliştirilen Herediter genetik testi, bireylerde kanser gelişme riskini henüz hastalık ortaya çıkmadan tespit etmeyi amaçlıyor. Prof. Dr. Burak Civelek, bu test sayesinde risk taşıyan kişilerin daha sık doktor kontrolüne alınarak önleyici tedbirlerle kanser gelişmeden çare bulunabileceğini ifade etti.

OncoTR kanser paneli ise tümör dokusu üzerinden genetik mutasyonları saptayarak, kişinin tedavi yaklaşımının kişiselleştirilmesine rehberlik ediyor. Doç. Dr. Ödemiş, bu kitin yurtdışındaki benzerlerinin yerini alacak ilk yerli ürün olduğunu ve Sağlık Bakanlığı’nın hizmetine sunulacağını belirtti.

Kişiselleştirilmiş Tedavide %17,5 Yanıt Oranı Umut Veriyor

Kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının kanser tedavisindeki etkinliği, Dr. Öğr. Üyesi Aslıhan Şengelen tarafından vurgulandı. Şengelen, genetik ve biyolojik özelliklerin tedavi başarısında belirleyici olduğunu, aynı hastalığa sahip bireylerin tedavilere farklı yanıtlar verebildiğini aktardı.

Nature Medicine dergisinde yayımlanan 400 hastalık çalışmasında, kişiselleştirilmiş tedavide yanıt oranı %17,5 olarak kaydedildi. Standart tedavide bu oran %10 seviyesinde kalırken, kişiselleştirilmiş yaklaşımın potansiyeli dikkat çekti.

Türkiye’nin İlk Eksozom Üretim Merkezi GENKÖK’ten Önemli Adım

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Betül-Ziya Eren Genom ve Kök Hücre Merkezi (GENKÖK), rejeneratif tıp alanında Türkiye için stratejik bir başarıya imza attı. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan 14 Temmuz 2026 tarihinde eksozom üretim izin belgesi alan GENKÖK, bu alanda yetkilendirilen ilk ve tek kamu kurumu oldu.

Merkezde, hasarlı hücre ve dokuların kök hücre eksozomlarıyla tedavisi gerçekleştiriliyor. Bugüne kadar binin üzerinde hastaya eklem ve doku onarımı, cilt, saç dökülmesi, yara iyileştirme ve yanık tedavileri uygulandı.

Arka Plan: Kişiselleştirilmiş Tıbbın Yükselişi

Kişiselleştirilmiş tıp, bireyin genetik yapısı, yaşam tarzı ve çevresel faktörleri göz önünde bulundurarak özel tedavi planları geliştirmeyi hedefler. Geleneksel tıp anlayışının “herkese uyan tek bir yaklaşım” ilkesinin aksine, kişiselleştirilmiş tıp “doğru hastaya doğru dozdaki doğru ilacın doğru zamanda uygulanması” prensibine dayanır.

İnsan Genom Projesi’nin 2003 yılında tamamlanmasıyla hız kazanan bu alan, hastalıkların teşhis ve tedavisinde devrim niteliğinde yenilikler sunuyor. Genetik testler, hastalık yatkınlıklarını belirlemede ve moleküler düzeyde erken teşhis sağlamada kritik rol oynuyor.

Hastalar İçin Pratik Etki: Daha Etkin ve Güvenli Tedaviler

Kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları, hastaların tedaviye verdikleri yanıtın öngörülmesini sağlayarak deneme-yanılma yöntemini ortadan kaldırıyor. Bu sayede, en uygun ilaç ve dozaj hızlıca belirlenebiliyor, ilaçların olası alerjik ve toksik yan etkileri minimize ediliyor.

Yerli genomik kitler ve eksozom tedavisi gibi gelişmeler, Türkiye’deki hastalar için erişilebilir, daha hassas ve kişiye özel tedavi imkanları sunuyor. Bu yenilikler, özellikle kanser gibi karmaşık hastalıklarda tedavi başarısını artırma ve yaşam kalitesini yükseltme potansiyeli taşıyor.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın