Turkcell, Avrupa’da 6G ve Yapay Zeka Projelerinde Kritik Rol Üstlendi
Turkcell, 19 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamayla, Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında desteklenen altı yeni uluslararası Ar-Ge projesinde yer aldığını duyurdu. Şirket, bu projelerle 6G teknolojileri, yapay zeka, kritik dijital altyapıların dayanıklılığı, acil durum iletişimi ve sürdürülebilir teknolojiler gibi stratejik alanlara odaklanıyor. Turkcell, projelerde koordinatörlük, teknik liderlik ve kullanım senaryosu sahipliği gibi önemli roller üstlenecek.
Bu projeler arasında 6G teknolojilerine odaklanan 3D-NET, MAGIC-6G ve FUTURE-6G öne çıkıyor. Turkcell, yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesinden gerçek saha koşullarında doğrulanmasına ve uluslararası standartlara taşınmasına kadar farklı aşamalarda aktif rol alacak. Bu katılım, Türkiye’nin telekomünikasyon sektöründeki Ar-Ge gücünü uluslararası alanda bir kez daha gösteriyor.
6G Şebekelerinde Yapay Zekanın Yükselişi
6G teknolojileri, sadece daha yüksek hızlar sunmanın ötesinde, yapay zekanın ağ mimarisinin temel bir parçası haline gelmesiyle öne çıkıyor. Nokia, 1 Eylül 2026 tarihinde Suudi Arabistan’da açtığı yeni Ar-Ge merkezinde AI-native 6G teknolojilerinin geliştirilmesine odaklanacağını açıkladı. Bu merkez, servis yönetimi ve orkestrasyonu (SMO), kendi kendini organize eden ağlar (SON) ve otomasyon için yapay zeka odaklı yetenekler geliştirecek.
Design News’in 31 Ağustos 2026 tarihli haberine göre, 6G ağları yapay zekayı radyo içinde çalıştırarak karar verme döngüsünü önemli ölçüde kısaltacak. Bu durum, ultra düşük gecikmeli kullanım senaryolarını mümkün kılacak ve gerçek zamanlı holografik video iletişimi, sürükleyici karma gerçeklik ve otonom robotik gibi uygulamaların önünü açacak. Yapay zeka, 6G’nin DNA’sında yer alacak ve ağların kendilerini analiz etmesini, kaynaklarını otomatik olarak düzenlemesini ve sorunları önceden tespit etmesini sağlayacak.
Turkcell’in 6G Projelerindeki Rolü
Turkcell’in yer aldığı MAGIC-6G projesi, 6G ile şebekelerin daha akıllı, otonom ve sürdürülebilir hale gelmesini sağlayacak yeni nesil teknolojilerin yapay zeka ile geliştirilmesini hedefliyor. Bu projede Türkiye, Almanya, İsveç, Yunanistan, İngiltere, İspanya ve Finlandiya’dan toplam 9 paydaş bulunuyor. Turkcell, telekom operatörlerine özel olarak uyarlanmış büyük dil modeli (LLM) tabanlı bir servis geliştirerek projeye katkı sunacak.
Şebeke ve servis yönetimi süreçlerinin daha otonom ve dinamik hale getirilmesi amaçlanan proje kapsamında Turkcell, bu yaklaşımı destekleyen yeni nesil algoritmaların geliştirilmesine de katkı sağlayacak. Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, bu projelerde üstlendikleri koordinatörlük ve teknik liderlik gibi rollerin uluslararası Ar-Ge güçlerine duyulan güvenin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.
Arka Plan: 6G Standardizasyon Süreci
6G teknolojileri için küresel standardizasyon çalışmaları hızla devam ediyor. 3GPP, Haziran 2026‘da Singapur’da düzenlenen genel kurul toplantılarında ilk 6G spesifikasyonlarının 2029 başlarında hazır olacağına dair kararlar aldı. Bu kararlar, hava arayüzü ve mimari tasarım seviyelerinde temel tasarım kararlarını içeren erken 6G kilometre taşlarını belirliyor. O-RAN Alliance da 6G çalışmalarına başlamış ve 3GPP ile uyumlu bir zaman çizelgesine bağlı kalacağını taahhüt etmiştir.
6G, 5G’nin sunduğu 20 Gb/s‘ye kadar zirve hızlarını ve milisaniyenin altında gecikmeyi aşarak, kontrollü koşullarda 1 Tb/s‘ye kadar zirve hızlar ve 100 mikrosaniyenin altında gecikme süreleri vaat ediyor. Bu yeni nesil, sadece hız artışından ziyade, iletişim, algılama ve yapay zekanın tek bir ağ katmanında birleştiği entegre algılama ve iletişim (ISAC) gibi temel farklılıklar sunacak.
Kullanıcıya Etkisi: Geleceğin Dijital Deneyimleri
6G teknolojileri, kullanıcıların günlük yaşamında ve iş dünyasında köklü değişiklikler yaratacak potansiyele sahip. Ultra düşük gecikme süreleri ve yüksek bağlantı yoğunluğu sayesinde, uzaktan cerrahi operasyonlar, akıllı şehirler, otonom araçlar ve gelişmiş artırılmış/sanal gerçeklik uygulamaları çok daha sorunsuz hale gelecek. Örneğin, bir 6G baz istasyonu sadece veri aktarmakla kalmayacak, aynı zamanda radyo dalgalarını kullanarak çevresini haritalayabilecek, hareketleri algılayabilecek ve nesneleri tanımlayabilecek.
Yapay zekanın ağın merkezine entegre edilmesi, ağların daha verimli çalışmasını ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre kendini optimize etmesini sağlayacak. Bu durum, daha güvenilir ve kesintisiz bağlantı deneyimleri sunarken, enerji verimliliğinde de 5G’ye göre 100 kat iyileşme sağlayacak. Ticari 6G hizmetlerinin 2030 civarında başlaması bekleniyor, ancak araştırma ve geliştirme faaliyetleri şimdiden geleceğin dijital dünyasını şekillendiriyor.
