Boeing Starliner İnsanlı Uçuşu 1 Yıl Ertelendi, NASA SpaceX’e 6 Ek Görev Verdi

23
Boeing Starliner İnsanlı Uçuşu 1 Yıl Ertelendi, NASA SpaceX’e 6 Ek Görev Verdi

Boeing Starliner’ın İnsanlı Uçuşları Bir Yıl Daha Ertelendi

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) ile Boeing şirketinin ortak geliştirdiği CST-100 Starliner uzay aracının insanlı uçuşları, tespit edilen ciddi teknik arızalar nedeniyle belirsiz bir tarihe ertelendi. Son bilgilere göre, aracın bir sonraki uçuşunun bir yıl sonra gerçekleşebileceği belirtiliyor. Bu durum, uzay endüstrisinde Boeing’in SpaceX ile olan rekabetine önemli bir darbe vurdu.

NASA Güvenlik Danışma Kurulu’nun 24 Haziran 2026 tarihli raporuna göre, mühendisleri en çok endişelendiren sorun, aracın yönlendirme sistemindeki motorların güvenilmezliği ve bu motorların bulunduğu bölmelerdeki aşırı ısınma durumlarıdır. Bu teknik engeller, Starliner-1 görevi hazırlıklarının durdurulmasındaki temel faktör olarak öne çıkıyor.

Starliner Projesindeki Gecikmeler ve NASA’nın Kararı

Starliner-1 görevi, başlangıçta insanlı bir uçuş olarak planlanmışken, Boeing Mürettebat Uçuş Testi (CFT) sırasında yaşanan önemli teknik sorunlar nedeniyle mürettebatsız bir kargo görevine dönüştürüldü. Temmuz 2026 itibarıyla teknik sorunlar üzerinde çalışmalar devam ediyor ve NASA uygun fırlatma fırsatlarını değerlendiriyor.

1 Temmuz 2026 tarihli bir rapora göre, Haziran 2024’te gerçekleştirilen CFT görevi, yaşanan çok sayıda sorun nedeniyle NASA tarafından Şubat 2026’da “Tip A kaza” olarak sınıflandırıldı. Bu sınıflandırma, insanlı uzay uçuşlarındaki en ciddi kaza türünü temsil ediyor.

Boeing’in gecikmeleri ve teknik sorunları nedeniyle NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) kesintisiz erişimi sürdürmek amacıyla SpaceX’e altı ek görev daha verdi. Bu karar, SpaceX’in insanlı uzay taşımacılığındaki kritik rolünü daha da pekiştirdi.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda Hava Sızıntısı ve Uzay Yürüyüşü

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun Rusya’ya ait modülünde 5 Haziran 2026’da yaşanan aktif bir hava sızıntısı, mürettebatı geçici olarak bir SpaceX Dragon kapsülüne sığınmaya zorladı. Sızıntı, Zvezda servis modülü transfer tünelinde meydana geldi ve 2019’dan beri bilinen mikro çatlakların aniden tehlikeli seviyeye ulaşmasıyla ortaya çıktı.

NASA astronotu Jessica Meir, SpaceX Crew-12 görevinin komutanı olarak, kapsüle giriş öncesi hazırlıkların tamamlandığını teyit etti. Rus kozmonotların acil yama müdahalesiyle sızıntı kontrol altına alındı ve astronotlar rutin görevlerine geri döndü. Bu olay, Dragon kapsülünün hem mürettebat taşıma hem de acil durum sığınağı olarak kritik rolünü bir kez daha gösterdi ve istasyonun altyapı güvenilirliği konusundaki endişeleri artırdı.

30 Haziran 2026’da ise NASA astronotları Chris Williams ve Jessica Meir, ISS’deki Canadarm2 robotik kolunu onarmak için yaklaşık 6,5 saat süren bir uzay yürüyüşü gerçekleştirdi. Robot kolun “bilek” kısmındaki bir eklem, 27 Mayıs 2026’da planlı çalışmalar sırasında arızalanmıştı. Canadarm2, insansız kargo uzay araçlarını yakalama, ağır yükleri taşıma ve istasyonun dış denetimi gibi hayati operasyonlar için büyük önem taşıyor.

Diğer Uzay Ajanslarından Gelişmeler

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) astronotu Sophie Adenot, 3 Haziran 2026’da Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki yaşam ve çalışmalarını Avrupa medyasıyla paylaştı. Adenot, uzun süreli görevinin ortasına gelmiş durumda.

Yine Haziran 2026’da, ESA astronotu Luca Parmitano, NASA’nın Artemis III görevinin pilotu olarak atandı. Artemis III görevi, Ay’a ilk kadını indirmeyi hedefleyen tarihi bir misyon olarak öne çıkıyor.

Japon Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ise 6 Temmuz 2026’da 7. Kibo Robot Programlama Yarışması (Kibo-RPC) için başvuruları başlattı. 30 Eylül 2026’ya kadar devam edecek başvurularla, katılımcılar ilk kez JAXA’nın Int-Ball 2 robotunu kontrol edecek programlar geliştirecek.

Arka Plan

NASA’nın Ticari Mürettebat Programı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na astronot taşıma kapasitesini özel şirketlere devrederek maliyetleri düşürmeyi ve uzaya erişimi artırmayı hedefliyor. Bu program kapsamında SpaceX’in Crew Dragon ve Boeing’in Starliner araçları geliştirildi. Ancak Starliner projesi, başlangıcından bu yana teknik aksaklıklar ve gecikmelerle mücadele ediyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu, 1998’den beri yörüngede faaliyet gösteren ve birçok ülkenin ortak çalışmasıyla inşa edilen bir araştırma laboratuvarıdır. İstasyonun yaşlanan altyapısı, zaman zaman hava sızıntıları ve ekipman arızaları gibi sorunlarla karşılaşıyor. Bu durumlar, mürettebatın güvenliği ve istasyonun operasyonel ömrü açısından sürekli dikkat gerektiriyor.

Ne Anlama Geliyor?

Boeing Starliner’ın insanlı uçuşlarındaki bu son erteleme, NASA’nın uzay taşımacılığı stratejisi üzerinde önemli etkiler yaratıyor. SpaceX’in ISS’e astronot taşıyan tek ABD’li operatör olarak kalması, rekabetin azalması ve potansiyel olarak maliyetlerin artması riskini beraberinde getiriyor. NASA’nın SpaceX’e ek görevler vermesi, bu bağımlılığı gözler önüne seriyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki hava sızıntısı ve robotik kol onarımı gibi olaylar, uzay görevlerinin doğasında var olan riskleri ve mürettebatın karşılaştığı zorlukları vurguluyor. Bu tür durumlar, uzay ajanslarının acil durum protokollerini ve mürettebatın eğitimini ne kadar ciddiye alması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, istasyonun 2030’lu yıllara kadar uzatılması planlanan ömrü için altyapısal güvenilirliğin kritik önemini ortaya koyuyor.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın