Avrupa’ya Düzensiz Göç %39 Azalırken Akdeniz’de Ölümler %14,6 Yükseldi

3
Avrupa’ya Düzensiz Göç %39 Azalırken Akdeniz’de Ölümler %14,6 Yükseldi

Avrupa’ya Düzensiz Göç %39 Azalırken Akdeniz’de Ölümler %14,6 Yükseldi

Avrupa’ya Düzensiz Göç %39 Azalırken Akdeniz’de Ölümler %14,6 Yükseldi

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), 17 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı raporla Avrupa’ya deniz yoluyla ulaşan düzensiz göçmen sayısında önemli bir düşüş yaşandığını duyurdu. Rapora göre, bu yıl Avrupa’ya gelen düzensiz göçmen ve mülteci sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %39 azalarak yaklaşık 60 bine geriledi. Ancak bu düşüşe rağmen, Orta Akdeniz rotasındaki ölümlerin %14,6 artışla 2 bin 292’ye ulaşması endişeleri artırdı.

Bu gelişmeler, Avrupa genelinde sınır politikalarının sıkılaştırılması ve göçmenlerin daha tehlikeli yollara yönelmesiyle eş zamanlı olarak yaşanıyor. İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Sebte’de devam eden göçmen krizi ve İtalya ile İspanya arasındaki sınır kontrolü gerilimi, Avrupa’nın göç sorununa yönelik artan güvenlikçi yaklaşımını gözler önüne seriyor.

Avrupa’da Göç Rakamları ve Ölüm Yolları

IOM raporu, Avrupa’ya yönelik düzensiz göç hareketliliğindeki çarpıcı değişimleri detaylandırıyor. 2026 yılında şu ana kadar yaklaşık 60 bin göçmen ve mülteci deniz yoluyla Avrupa’ya ulaşırken, bu rakam geçen yılın aynı dönemindeki 98 bin 40’a kıyasla %39’luk bir düşüşe işaret ediyor. Buna karşın, deniz yoluyla geçiş girişiminde hayatını kaybeden veya kaybolan kişi sayısı 2025’teki 1999’dan 2026’da 2 bin 292’ye yükseldi.

Raporda en büyük düşüşün İtalya’ya giden Orta Akdeniz rotasında yaşandığı belirtildi. Bu rotadan gelenlerin sayısı %55 azalarak 48 bin 231’den 21 bin 393’e düştü. Ancak bu rotadaki ölümler 844’ten 996’ya yükseldi. Yunanistan’a gelenlerin sayısı 25 bin 427’den 20 bin 428’e inerken, Doğu Akdeniz rotasındaki ölümler 284’ten 417’ye çıktı. İspanya’ya Atlantik ve Batı Akdeniz rotalarından gelenlerin sayısı 22 bin 855’ten 16 bin 794’e düşerken, ölümler 879 ile yüksek seviyede kaldı. Libya Sahil Güvenlik verilerine göre, ocak ve eylül ortası arasında 17 bin 67 göçmen denizde yakalanarak Libya’ya geri gönderildi.

İspanya’da Sebte Krizi ve Sınır Politikaları

İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk kenti Sebte, temmuz sonunda Fas’tan yaklaşık 70 bin düzensiz göçmenin toplu geçişiyle başlayan krizin etkilerini hala yaşıyor. 19 Eylül 2026 tarihi itibarıyla, limanda oluşturulan geçici kabul merkezinde yeterli yer bulunmaması nedeniyle 2 binden fazla göçmen sahillere geri dönmek zorunda kaldı. Kent genelinde yaklaşık 3 bin göçmen hala sokaklarda yaşam mücadelesi veriyor.

Bu durum, Madrid yönetimine yönelik ağır eleştirileri de beraberinde getirdi. İspanyol makamları, Sebte sınırındaki yoğunluğa karşılık olarak su boyunca 500 metrelik yüzer bir bariyer kurdu. Avrupa Komisyonu ise bu sınırı güçlendirmek için termal kameralar, şamandıra sistemleri ve sualtı dronları da dahil olmak üzere 100 milyon avrodan fazla finansman sağlanacağını açıkladı.

Kriz, İtalya ile İspanya arasında da gerilime neden oldu. İtalya, 15 Eylül 2026 tarihinde İspanya’ya karşı uyguladığı deniz ve hava sınırı kontrollerinin süresini 15 gün daha uzattı. Roma, bu kararı yüksek iç güvenlik riskleri ve terörist sızma tehdidi gerekçesiyle aldığını bildirdi. Madrid yönetimi ise bu karara tepki göstererek misilleme yapacağını ve İtalya’dan gelecek yolculara sınır kontrolü uygulayacağını açıkladı.

Almanya Sınır Kontrollerinde Yeni Dönem

Almanya, Hollanda sınırındaki düzensiz göçü azaltma çabaları kapsamında uyguladığı sınır kontrollerinde önemli bir değişikliğe gitti. 18 Eylül 2026 tarihinden itibaren sabit kontrol noktaları yerine mobil ekipler görev yapacak. Alman Federal Polisi, denetimlerini sınır boyunca farklı noktalarda ve değişen saatlerde gerçekleştirerek trafik üzerindeki baskıyı azaltmayı hedefliyor.

Bu yeni sistemde hem üniformalı hem de sivil mobil devriyeler kullanılacak. Kontrollerin önceden tahmin edilmesi daha zor yerlerde ve operasyonel ihtiyaca göre yapılması planlanıyor. Mevcut takvime göre denetimler en az Mart 2027’nin ortasına kadar devam edecek, ancak değişen yalnızca kontrol yöntemi olacak.

ABD Göç Politikalarında Sıkılaşma

Amerika Birleşik Devletleri de göç politikalarında son dönemde bir dizi sıkılaştırma adımı attı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Ağustos 2026 başında dünya genelindeki göçmen vizesi başvurularını geçici olarak askıya aldı. Bu durum, konsolosluk görevlilerine yeni değerlendirme kriterleri konusunda kapsamlı eğitim verilmesi nedeniyle vize randevularının yeniden düzenlenmesi olarak açıklandı.

ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS), 5 Ağustos 2026’da yayımladığı PA-2026-05 politika güncellemesiyle önemli bir yetki kazandı. Buna göre memurlar, zorunlu ilk delil eksikse veya dosya uygunluğu ortaya koymuyorsa, ek belge talebi göndermeden doğrudan ret kararı verebilecek. Ayrıca, “public charge” (kamu yükü) kuralı 18 Eylül 2026’da yürürlüğe girdi. F-1 ve J-1 vize sahiplerini ilgilendiren yeni düzenlemeyle, 15 Eylül 2026 itibarıyla I-94 üzerindeki Duration of Status (D/S) uygulamasının sona ermesi ve kalış süresinin belirli bir tarihle sınırlandırılması öngörülüyor.

Arka Plan

Küresel göç hareketleri, son otuz yıldır dünya genelinde istikrarlı bir şekilde artış gösteriyor. Ancak son on yılda, özellikle ABD’de “duvar inşa etme” söylemleri, COVID-19 salgınıyla gelen seyahat kısıtlamaları ve Brexit gibi gelişmeler, göç etmek isteyenlerin önünde yeni engeller oluşturdu. Avrupa Birliği, uzun yıllar süren müzakerelerin ardından 12 Haziran 2026’da yürürlüğe giren “Göç ve İltica Paktı” ile dış sınırların daha güçlü korunması, daha hızlı iltica prosedürleri ve üye ülkeler arasında dayanışma ilkelerini benimsedi.

Bu pakt, düzensiz giriş yapan tüm göçmenlerin güvenlik kontrollerinden geçirilerek zorunlu kayıt altına alınmasını ve korunma ihtiyacı bulunmayanların hızlandırılmış işlemlerle geri gönderilmesini öngörüyor. Ancak bu tür politikalar, insan hakları örgütleri tarafından eleştirilere maruz kalıyor ve göçmenlerin daha tehlikeli yollara yönelmesine neden olduğu belirtiliyor.

Küresel Politikalara Etkisi

Son dönemdeki bu gelişmeler, küresel göç politikalarının giderek daha güvenlik odaklı ve kısıtlayıcı bir hal aldığını gösteriyor. Avrupa’

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın