Avrupa içten yanmalı motor yasağında %90 emisyon hedefiyle esneklik sinyali

6
Avrupa içten yanmalı motor yasağında %90 emisyon hedefiyle esneklik sinyali

Fransa ve Almanya’dan 2035 Yasağına Ortak Esneklik Adımı

Avrupa Birliği’nin (AB) 2035 yılından itibaren yeni içten yanmalı motorlu araç satışlarını sona erdirme planı, Fransa ve Almanya arasında yürütülen kritik müzakerelerle esneklik kazanıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz, AB sanayi rekabetini güçlendirmek ve zor durumdaki otomotiv sektörünü desteklemek amacıyla kapsamlı bir uzlaşma paketi üzerinde çalışıyor. Bu görüşmeler, içten yanmalı motor yasağının geleceği açısından belirleyici olabilir.

POLITICO’nun haberine göre, iki ülke hükümetlerine AB sanayi politikası ile otomotiv sektörünü birleştiren bir anlaşma hazırlanması talimatı verdi. Almanya, Avrupa Komisyonu’nun Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında kamu ihaleleri ve devlet desteklerinde Avrupalı üreticilere öncelik tanıyan “Made in Europe” hükümlerine destek verecek. Karşılığında Fransa, Almanya’nın uzun süredir talep ettiği 2035 içten yanmalı motor yasağında daha fazla esnekliğe sıcak bakacak.

Yasağın Geçmişi ve Esneme Sinyalleri

AB’nin 2035 yılından itibaren yeni içten yanmalı motorlu otomobil satışlarını yasaklama kararı, 2023 yılında Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilmişti. Bu yasa, AB üyesi ülkelerde satılacak tüm yeni otomobil ve hafif ticari araçların sıfır emisyonlu olmasını şart koşuyordu. Ancak Almanya ve İtalya gibi büyük otomotiv üreticisi ülkeler ile sektörden gelen yoğun baskılar, bu hedefin yeniden gözden geçirilmesine yol açtı.

Geçtiğimiz yıl Aralık ayında (2025), AB Komisyonu’nun “otomotiv paketi” adlı düzenleme teklifi kamuoyu ile paylaşılmıştı. Bu pakete göre, otomobil üreticilerinin 2035’ten itibaren egzoz emisyonlarını yüzde 100 düşürme hedefi, yüzde 90 olarak güncellenecekti. Kalan yüzde 10’luk emisyonun, AB’de üretilmiş düşük karbonlu çelik kullanımı, e-yakıtlar ve biyoyakıtlar yoluyla telafi edilebileceği belirtilmişti.

Bu değişiklik, 2035 sonrası içten yanmalı motorlu şarj edilebilir hibritler, menzil genişleticiye sahip araçlar ve hafif hibritlerin AB ülkelerinde satılabilmesinin önünü açmıştı. Avrupa Halk Partisi (EPP) Başkanı Manfred Weber, bu kararın içten yanmalı motorlara yönelik fiili yasağın rafa kalktığı anlamına geldiğini ifade etmişti.

Otomotiv Sektörüne Etkisi ve Beklentiler

Avrupa Komisyonu’nun içten yanmalı motor yasağında geri adım atma sinyalleri, özellikle Almanya merkezli Volkswagen, BMW ve Mercedes-Benz gibi büyük otomobil üreticilerini rahatlattı. Çinli elektrikli araç üreticilerinin Avrupa pazarındaki artan rekabeti ve üretim maliyetleri, Avrupalı üreticileri zor durumda bırakmıştı.

Yasağın esnetilmesi, otomotiv sektöründe çalışan on binlerce kişinin istihdamının korunmasına yardımcı olacak. Ayrıca, Avrupa’da batarya sanayisini desteklemek amacıyla sektöre 1,5 milyar avro faizsiz kredi sağlanması gibi teşvikler de gündemde. Bu adımlar, Avrupalı üreticilerin idari yükünü hafifletmeyi ve maliyetlerini azaltmayı hedefliyor.

Avrupa’da otomotiv sektöründe yaklaşık 13 milyon kişi istihdam ediliyor. Yasağın yumuşatılması, bu devasa sektörün elektrikli dönüşümünü daha kademeli ve gerçekçi bir takvimle planlamasına olanak tanıyacak. Bu durum, mevcut içten yanmalı üretim hatlarının bir anda devre dışı kalması riskini azaltıyor.

Türkiye’ye Yansımaları

Avrupa Birliği’ndeki bu gelişmeler, Türkiye otomotiv sektörü için de büyük önem taşıyor. Türkiye’nin otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 80’i AB ülkelerine yapılıyor. AB’nin 2035 hedefinde esnekliğe gitmesi, Türkiye’de üretilen içten yanmalı ve hibrit modellerin Avrupa’ya ihracat süresini uzatabilir.

AB’deki katı takvimin yumuşaması, Türkiye’de üretim yapan küresel markalara elektrikli dönüşümü daha kademeli planlama imkânı tanıyor. Bu durum, Türkiye’deki üretim hatlarının geleceği ve istihdam üzerindeki baskıyı hafifletecek. Türkiye’de elektrikli araçların toplam satışlardaki payı hala sınırlı olduğu için, benzinli ve hibrit modellerin iç pazarda daha uzun süre seçenek olarak kalması da mümkün olacak.

Türkiye, otomotivde emisyon ve teknik düzenlemelerde büyük ölçüde AB mevzuatını esas alıyor. Brüksel’deki yumuşama, Türkiye’nin de geçiş sürecini daha gerçekçi ve kademeli bir takvimle yürütmesine alan açabilir.

Gelecek Adımlar ve Sonbahar Beklentisi

Fransa Sanayi Bakanı Sébastien Martin, kapsamlı bir anlaşma hazırlama görevi verildiğini ve sonbaharda uzlaşmaya varmayı hedeflediklerini belirtti. Müzakerelerin yaz boyunca sürmesi, 24 Eylül’deki AB Sanayi Bakanları toplantısı ile 15-16 Ekim tarihlerindeki AB Liderler Zirvesi öncesinde sonuçlandırılması hedefleniyor.

Bu süreçte, AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu’nun (AP) onayı da büyük önem taşıyor. Söz konusu paket, bu onayların ardından yürürlüğe girecek. Otomotiv sektörünün ve tüketicilerin gözü, önümüzdeki aylarda açıklanacak nihai kararlarda olacak.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın