İkinci El Araçlarda 19 Ayda %36 Reel Değer Kaybı Piyasayı Durdurdu

3
İkinci El Araçlarda 19 Ayda %36 Reel Değer Kaybı Piyasayı Durdurdu

İkinci El Otomobil Piyasasında Büyük Değer Kaybı

Türkiye ikinci el otomobil piyasası, son 19 ayda enflasyon karşısında yüzde 36 oranında reel değer kaybı yaşadı. Bu durum, yüksek mevduat faizleri ve taşıt kredilerine erişimdeki zorluklarla birleşince, alıcıları piyasadan uzaklaştırarak satışları durma noktasına getirdi. Sektör temsilcileri, fiyat etiketlerinde yapılan indirimlere rağmen showroom ve oto pazarlarındaki alıcı trafiğinin önemli ölçüde azaldığını belirtiyor.

Ağustos ayında ortalama ikinci el otomobil ilan fiyatı 917 bin 614 TL seviyesinden 913 bin 817 TL‘ye gerileyerek yıl içindeki ilk aylık düşüşü kaydetti. Eylül ayında ise ortalama ilan fiyatı nominal olarak 921 bin 307 TL‘ye yükseldi; ancak enflasyondan arındırılmış reel fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 1 daha geriledi. Bu veriler, piyasada oluşan balon ve köpük fiyatların tamamen ortadan kalktığını gösteriyor.

Arka Plan

Pandemi döneminde çip krizi ve üretim aksaklıkları nedeniyle sıfır araç bulunurluğunun azalması, ikinci el otomobilleri cazip bir yatırım aracı haline getirmişti. Ancak son iki yıldır uygulanan ekonomik politikalar ve finansmana erişim kısıtlamaları, bu algıyı tamamen değiştirdi. Yüksek faiz oranları ve taşıt kredisi faizlerindeki artış, araç alımını zorlaştırarak piyasadaki nakit akışını kesti.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) ve Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, sıfır araç pazarında da önemli bir daralma yaşanıyor. Eylül 2026’da toplam otomotiv pazarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,33 azalarak 83.469 adet seviyesinde gerçekleşti. Otomobil pazarı ise yüzde 27,80‘lik bir düşüşle 63.736 adet oldu. Yılın ilk dokuz ayında toplam pazar yüzde 13,39 daralarak 803.465 adet olarak kaydedildi. Bu daralma, ikinci el piyasasını da doğrudan etkiliyor.

Kullanıcıya Etkisi ve Pazardaki Yeni Dengeler

İkinci el otomobil piyasası, Ekim 2026 itibarıyla tamamen bir “alıcı piyasası” konumuna geçti. Alıcılar, yüksek mevduat faizleri ve krediye ulaşmadaki zorluklar nedeniyle temkinli davranarak “bekle-gör” stratejisi izliyor. Bu durum, pazarlık marjlarının genişlemesine yol açarken, bir aracın ortalama ilanda kalma ve satılma süresi 25 günün üzerine çıktı.

Sektör temsilcisi Ersin Kavaklıoğlu, son iki yıla kıyasla araç fiyatlarında ortalama yüzde 35 oranında bir gerileme olduğunu ifade etti. Örneğin, 2 milyon TL’lik bir aracın fiyatının artmadığı gibi 1 milyon 700 bin TL‘ye kadar düştüğü belirtildi. Bu durum, otomobilin artık enflasyona karşı bir kalkan oluşturamadığını ve yatırım aracı cazibesini yitirdiğini gösteriyor.

Piyasada en hızlı ve likit işlem gören fiyat aralığı ise 700.000 TL ile 1.000.000 TL arasındaki C segmenti kompakt araçlar ve düşük tüketimli benzinli/hibrit modeller olarak öne çıkıyor. Motor tipine göre incelendiğinde, eylül ayında elektrikli otomobillerin satışları yıllık bazda yüzde 17,1 artarak pazarın tek büyüyen grubu oldu. Dizel ve hibrit araçların ilanlardaki payı da artış gösterdi.

İleriye Dönük Beklentiler

Piyasadaki mevcut durumun, finansman musluklarının kapanmasıyla birlikte nakit akışının kesilmesinden kaynaklandığı düşünülüyor. Sıfır araçlarda sunulan kampanya ve finansman fırsatları da 1-3 yaşındaki ikinci el araçlarla fiyat farkını daraltarak ikinci el piyasası üzerindeki baskıyı artırıyor. Akaryakıt, sigorta, vergi ve bakım maliyetlerinin yükselmesi de araç sahibi olmayı giderek daha zor hale getiriyor.

Uzmanlar, otomobilin artık yatırım aracı olmaktan çok, kullanım maliyeti olan bir tüketim ürünü olarak görülmeye başlandığını vurguluyor. Bu dönüşümün, piyasada daha gerçekçi fiyatlandırmaların ve alıcılar için daha fazla pazarlık imkanının önünü açması bekleniyor.


Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın