Yapay Zeka Şirketlerinin Kitap Avı Yayıncılık Sektörünü Sarstı
Yapay zeka (YZ) şirketlerinin dil modellerini eğitmek amacıyla Türkiye’deki kitap ve akademik içerik arşivlerine yönelik artan talepleri, yayıncılık sektöründe büyük bir telif hakkı ve veri güvenliği tartışmasını başlattı. Küresel YZ firmalarının, Avrupa’dan sonra Türkiye’deki telifli eserleri toplu olarak satın alma ve dijitalleştirme girişimleri endişeleri yükseltti.
Yayıncılar ve yazarlar, eserlerinin izinsiz kullanımına karşı adil bir lisanslama ve gelir paylaşımı mekanizması talep ediyor. Bu durum, yaratıcı endüstrilerin YZ teknolojileri karşısında haklarını nasıl koruyacağına dair küresel çapta devam eden tartışmaların Türkiye’deki yansıması olarak öne çıkıyor.
Türkiye Yayıncılık Sektöründe Yükselen Endişeler
Nobel Akademik Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Argun, YZ şirketlerinin aracı kurumlar üzerinden geniş kapsamlı akademik veri tabanlarını toplama girişiminde bulunduğunu açıkladı. Argun, bu sürecin hem yayıncılığı hem de bilimsel bilgi üretimini ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtti.
Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) Genel Sekreteri Av. Arb. Melahat Boran, YZ şirketlerinin telifli eserleri model eğitiminde kullanmasının, fiziksel kitapların satın alınıp taranmasının ve Türkiye’deki telif mevzuatının bu konudaki durumunun tartışıldığını ifade etti. Boran, “Kitabı taramak ya da dijital kopyasını bir veri setine eklemek teknik olarak çoğaltmadır” diyerek mevcut yasalardaki boşluklara dikkat çekti.
Prof. Dr. Selçuk Beşir Demir, yaklaşık üç ay önce Hollanda merkezli bir firmanın 17 bin kitaplık LibraryTürk portalına erişim talebini anlattı. Demir, yayıncılığın karşı karşıya olduğu risklere karşı telif koruması ve yerli YZ altyapısı önerisinde bulundu.
Adil Lisanslama ve Gelir Paylaşımı Talebi
Yayıncılar ve yazarlar, YZ modellerinin eğitiminde kullanılan eserlerin sahiplerinin haklarının korunması gerektiğini vurguluyor. Nevzat Argun, 100 bin kitaplık bir veri tabanı oluşturulması halinde YZ’nin ürettiği yanıtlarda eserlerden yapılan alıntılar veya kullanım oranları üzerinden yayıncı ve yazarlara pay aktarılabileceği bir gelir paylaşımı mekanizması önerdi.
Bu sistemin dijital video ve arama motoru platformlarındaki gelir paylaşım modellerine benzer şekilde kurgulanabileceği belirtiliyor. TBYM Genel Sekreteri Boran da lisanslamanın hak sahibine adil ve öngörülebilir gelir, geliştiriciye ise hukuki kesinlik ile kaliteli, yasal içeriğe erişim sağladığını aktardı.
Yayıncı birlikleri, yazar örgütleri ve diğer hak sahiplerinin ortak bir model geliştirmesi gerektiği, hangi eserin kime ait olduğu ve YZ eğitimi için lisanslanıp lisanslanamayacağı konusunda güvenilir bir veri altyapısına ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.
Arka Plan: Küresel Telif Tartışmaları ve Hukuki Süreçler
Yapay zeka ve telif hakları tartışmaları, YZ teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte küresel bir sorun haline geldi. Türk Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na (FSEK) göre bir eserin telif hakkı korumasına tabi olabilmesi için “sahibinin hususiyetini taşıması” ve “bir fikri çabanın ürünü” olması gerekiyor. YZ tarafından üretilen eserlerin bu şartları ne ölçüde taşıdığı ise hukuki olarak tartışılıyor.
Türk hukukunda, bir eserin sahibinin, eseri meydana getiren gerçek kişi olması gerektiği yönünde baskın görüş bulunuyor. YZ sistemleri gibi hukuki ehliyete sahip olmayan varlıkların eser sahibi olup olamayacağına ilişkin henüz bir yasal düzenleme veya içtihat bulunmuyor.
Uluslararası alanda da benzer davalar sürüyor. Örneğin, yayınevleri ve yazarlar, 15 Temmuz 2026 tarihinde Google’ın Gemini YZ modelini eğitmek için telif hakkıyla korunan eserleri izinsiz kullandığı iddiasıyla toplu dava açtı. ABD’deki Yazarlar Birliği (WGA) ise 26 Eylül 2023 tarihinde sona eren grevleri sonrası stüdyolarla yaptığı anlaşmada, YZ’nin edebi materyal yazmasını veya yeniden yazmasını engelleyen maddelerle önemli kazanımlar elde etmişti.
WGA’dan #AINeedsHumans Günü ve Yasal Adımlar
ABD’deki Yazarlar Birliği Doğu Yakası (WGA East), insan yaratıcılığını ve yazarlığını önceliklendiren kamu politikası çözümlerine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak ABD Telif Hakkı Ofisi’ne (USCO) yorumlar sundu. WGA East icra direktörü Lowell Peterson, New York Eyalet Meclisi’nde YZ’nin işyerindeki rolü ve çalışanların korunması üzerine ifade verdi.
WGA East, YZ ile yapılan herhangi bir içeriğin etiketlenmesini gerektiren iki partili bir ABD Senato tasarısını destekledi. Birlik, 30 Ekim 2026 tarihinde #AINeedsHumans ve #JournalismNeedsHumans Günü düzenleyerek YZ konusunda işçi haklarını savunmaya devam edecek.
Yakın zamanda, 9 Ekim 2026 tarihinde “Doe v. GitHub” davasında, yapay zeka tarafından üretilen kod ve telif hakkı yönetimi bilgileri üzerindeki dokuzuncu devre mahkemesi kararı incelendi. Mahkeme, benzer YZ çıktısının telif hakkı ihlalini doğrudan kanıtlamadığını belirtti.
Kullanıcıya Etkisi: Yaratıcı Endüstrilerin Geleceği
Yapay zeka teknolojilerinin telifli eserleri kullanma biçimi, sadece yazarları ve yayıncıları değil, tüm yaratıcı endüstrileri ve dolayısıyla içerik tüketicilerini de doğrudan etkileyecek. Adil bir telif sistemi kurulamazsa, insan yaratıcılığının değeri düşebilir ve kaliteli içerik üretiminde düşüş yaşanabilir. Bu durum, uzun vadede okuyucuların ve izleyicilerin eriştiği eserlerin özgünlüğünü ve çeşitliliğini azaltma riski taşıyor.
Yazarlar ve yayıncılar için adil bir gelir paylaşımı modeli, YZ’nin sunduğu verimlilik avantajlarından faydalanırken, insan emeğinin korunmasını sağlayacaktır. Aksi takdirde, YZ modellerinin eğitilmesi için eserleri kullanılan yaratıcılar, emeklerinin karşılığını alamayacak ve bu durum sektöre olan ilgiyi azaltabilecektir.
İleriye Dönük Adımlar ve Beklentiler
Türkiye’de YZ modellerinin eğitilmesine ilişkin telif rejimine yönelik henüz somut bir eylem planı bulunmuyor. Ancak uzmanlar, Türkiye’nin kültürel içeriği YZ modelleriyle geliştirmeyi hedeflemesi durumunda, bu içeriği üreten yazar, çevirmen ve yayıncıların haklarının da aynı planın parçası olması gerektiğini vurguluyor. Toplu lisanslamanın önündeki engellerin kaldırılması ve devletin sanatçıları ile yazarları YZ şirketleri karşısında stratejik olarak koruması gerektiği belirtiliyor.
Yayınevlerine olağandışı toplu siparişleri kayıt altına almaları, envanter ve yazar sözleşmelerini gözden geçirmeleri öneriliyor. Dijital içerikte hakların açıkça saklı tutulması gerektiğinin altı çiziliyor. Bu süreçte, YZ sağlayıcıları için eğitim verilerinin içeriğine ilişkin şeffaflık yükümlülüğü getirilmesi ve hak sahibinin itiraz hakkı, adil bedel ve etkili denetim güvenceleriyle olası istisnaların ele alınması bekleniyor.
