Ukrayna’dan Moskova’ya Tarihi İHA Saldırısı: Rafineri Vuruldu, Can Kaybı Yaşandı
Ukrayna, 20-21 Eylül 2026 tarihlerinde Rusya’nın başkenti Moskova’ya yönelik son yılların en büyük insansız hava aracı (İHA) saldırısını düzenledi. Saldırıda 1600’den fazla dron ve yerli üretim “Pelikan” balistik füzelerinin kullanıldığı bildirildi.
Hedefler arasında Moskova’ya yakıt temin eden “Kapotnya” petrol rafinerisi de vardı. Rafineri isabet alarak alevler içinde kalırken, saldırılar sonucunda iki Rus sivil hayatını kaybetti ve 400 kişi bir apartmandan tahliye edildi.
Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, hava savunma sistemlerinin gece boyunca başkente yaklaşan İHA’ları imha ettiğini açıkladı. Ancak bazı dronların savunma hattını delerek hedeflere ulaştığı belirtildi.
Cephe Hattında Karşılıklı Saldırılar Yoğunlaştı
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın son bir haftada ülkesine 2 binin üzerinde silahlı insansız hava aracı (SİHA), 1700 güdümlü bomba ve 19 füze kullanarak saldırılar gerçekleştirdiğini bildirdi. Zelenskiy, ülkesinin birçok bölgesindeki kritik ve sivil altyapıların bu saldırılar altında kaldığını vurguladı.
21 Eylül’de Rus ordusunun Zaporijya kentine saldırılar düzenlediği, dokuz katlı konut binaları, bir üniversite binası, bir alışveriş merkezi ve bir kazan dairesinin hasar gördüğü açıklandı. Bu saldırılarda 5 kişinin yaralandığı ve bazı sakinlerin tahliye edildiği belirtildi.
Harkiv bölgesine bağlı Lozova şehrindeki tren istasyonunun da gece hedef alındığı, bu saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiği ve 3 kişinin yaralandığı ifade edildi. Zelenskiy, toplam 10 ayrı bölgenin saldırıya uğradığını aktardı.
Rusya Savunma Bakanlığı ise 19 Eylül’de yaptığı açıklamada, Rus ordusunun yıl başından bu yana Ukrayna’da 5 bin 300 kilometrekareden fazla alanı ve 220’den fazla yerleşim yerini kontrolü altına aldığını duyurdu. Yalnızca eylül ayı içerisinde 670 kilometrekareden geniş bir sahanın ve 27 yerleşimin Rus birliklerinin denetimine geçtiği bildirildi.
Bakanlık, Harkiv ve Zaporijya bölgelerinde ilerleyişin sürdüğünü, Kramatorsk-Sloviansk hattında ise şiddetli muharebeler ve sokak çatışmalarının yaşandığını belirtti.
Diplomatik Kanallarda Yeni Arayışlar
Cephedeki yoğun çatışmalara rağmen, diplomatik alanda da önemli gelişmeler yaşanıyor. Rusya, Ukrayna ve ABD arasında ekim ayında olası barış görüşmelerinin sinyalini verdi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, bu ihtimali dışlamadıklarını ve yakın gelecekte üçlü görüşmeler beklediklerini ifade etti.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirill Budanov da Kiev’in ekim ayında Rusya ve ABD ile yeni bir üçlü barış görüşmesi turuna hazırlandığını açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, görüşmeler için Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Türkiye veya İsviçre gibi ülkeleri önermişti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, 5 Eylül’de Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile, 6 Eylül’de ise Kiev’de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya geldi. Washington yönetimi, görüşmelerin ardından diplomatik çözüm konusunda ilerleme kaydedildiği mesajını verdi.
Zelenskiy, 21 Eylül’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kapsamında ABD’de gerçekleştireceği görüşmeler sırasında barışa nasıl ulaşılacağına ilişkin konuları ele alacaklarını bildirdi. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ile New York’ta bir araya gelme konusunda anlaştıklarını da duyurdu.
Arka Plan
Rusya-Ukrayna çatışması, Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya geniş çaplı bir askeri operasyon başlatmasıyla tırmanmıştı. O günden bu yana, iki ülke arasında hem cephede şiddetli çatışmalar hem de uluslararası platformlarda diplomatik girişimler devam ediyor. Çatışmanın temel nedenleri arasında Ukrayna’nın NATO üyeliği isteği, Rusya’nın güvenlik endişeleri ve Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesi ile Kırım’ın statüsü yer alıyor.
Savaşın başından bu yana birçok barış girişimi oldu ancak toprak bütünlüğü, ateşkes ve güvenlik garantileri gibi konularda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadı. Özellikle ABD ve Avrupa Birliği, Ukrayna’ya askeri ve mali destek sağlarken, Rusya’ya karşı kapsamlı yaptırımlar uyguluyor. Türkiye ise çatışmanın başından beri arabuluculuk rolünü üstlenerek tahıl koridoru anlaşması gibi önemli diplomatik başarılar elde etti.
Pratik Etki: Küresel Güvenlik ve Ekonomi Üzerindeki Yansımalar
Rusya-Ukrayna çatışmasındaki son gelişmeler, küresel güvenlik ve ekonomi üzerinde doğrudan etkiler yaratmaya devam ediyor. Moskova’ya yönelik İHA saldırılarının artması, savaşın coğrafyasının genişlediğini ve Rusya’nın iç bölgelerinin de doğrudan hedef haline geldiğini gösteriyor. Bu durum, Rusya’nın misilleme saldırılarını daha da şiddetlendirebileceği endişesini beraberinde getiriyor.
Enerji altyapılarına yönelik karşılıklı saldırılar, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara neden olabilir. Özellikle petrol rafinerilerinin hedef alınması, enerji arz güvenliği konusunda yeni soru işaretleri yaratıyor ve petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Ayrıca, Karadeniz’deki gerilimin artması, tahıl sevkiyatlarını olumsuz etkileyerek küresel gıda güvenliği için risk oluşturuyor. Türkiye’nin tahıl anlaşması için sunduğu yeni öneriler, bu riskleri azaltma potansiyeli taşıyor.
Diplomatik görüşmelerin yeniden hız kazanması, çatışmanın çözümüne yönelik umutları artırsa da, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklar (özellikle toprak meseleleri) kalıcı bir barışa ulaşılmasını zorlaştırıyor. ABD, Rusya ve Ukrayna arasındaki üçlü görüşmelerin ekim ayında gerçekleşme ihtimali, uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor. Bu görüşmelerin seyri, hem bölgesel hem de küresel istikrar açısından kritik öneme sahip olacak.
