Asya kıtası, son otuz günde hem siyasi hem de ekonomik alanda önemli gelişmelere sahne oldu. Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te gerçekleşen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi, bölgesel ittifakların güçlendiğini gösterirken, Çin ekonomisinden gelen olumsuz veriler ve Hindistan’ın rekor kıran döviz rezervleri ekonomik manzarayı şekillendirdi.
Japonya ve Yeni Zelanda merkez bankalarının faiz artırımı kararları, küresel enflasyonist baskıların Asya üzerindeki etkilerini bir kez daha ortaya koydu. Bölge borsaları ise jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatları nedeniyle düşüş yaşadı.
ŞİÖ Zirvesi Asya’da Yeni Siyasi Dengeler Kurdu
31 Ağustos – 1 Eylül 2026 tarihlerinde Bişkek’te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi önemli liderleri bir araya getirdi. Zirve, Çin’in Rusya’dan İran’a, Hindistan’dan Türkiye’ye uzanan geniş bir coğrafyadaki etkisinin arttığını gözler önüne serdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ŞİÖ’ye katılım perspektifinin, ülkenin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olduğunu belirtti. Erdoğan, örgütün 35 trilyon doları bulan ekonomik yapısı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ettiğine dikkat çekti. Çin ve Rusya liderleri arasındaki görüşmelerde ise, Ukrayna savaşı sonrası Batı yaptırımlarıyla karşı karşıya kalan Rusya için Çin’in vazgeçilmez bir ekonomik ortak haline geldiği vurgulandı.
Çin Ekonomisinde Temmuz Ayında Beklenmedik Yavaşlama
Çin ekonomisi, Temmuz 2026’da beklentilerin altında kalan makroekonomik verilerle hız kesti. Sanayi üretimi yıllık bazda yalnızca %4,5 yükselerek hem beklentilerin hem de Haziran ayındaki %5,3’lük artışın gerisinde kaldı.
Perakende satışlar da Temmuz’da %0,6 artışla beklentilerin altında kalırken, sabit varlık yatırımları geçen yılın aynı dönemine göre %6,7 geriledi. Gayrimenkul yatırımlarındaki düşüş %19,2, mesken emlak satışlarındaki düşüş ise %13,2 olarak kaydedildi. Ülkedeki işsizlik oranı da Haziran’daki %5 seviyesinden Temmuz’da %5,2’ye yükseldi.
Bu veriler, iç talep ve gayrimenkul sektöründeki zayıflığın sürdüğüne işaret ederken, Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) faiz indirimine gidebileceği yönündeki öngörüleri güçlendirdi. Ayrıca, Temmuz 2026’da enflasyon oranı %0,5’e düşerek Ocak ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Hindistan Rekor Döviz Rezervleriyle Güçlendi
Hindistan Merkez Bankası (RBI), 31 Ağustos 2026 itibarıyla döviz swap programı kapsamında 136,38 milyar dolarlık kaynak çektiğini açıkladı. Bu hamleyle birlikte Hindistan’ın döviz rezervleri, 21 Ağustos haftasında 729,33 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı.
Bu kaynak girişinin büyük bölümünü, yurt dışında yaşayan Hintlileri hedefleyen dolar mevduat programı oluşturdu. RBI, yılın başlarında rekor düşük seviyelere gerileyen rupiyi desteklemek amacıyla Haziran ayında uygun koşullu swap imkanlarını devreye almıştı.
Ekonomik göstergeler açısından, Hindistan’da Temmuz 2026 işsizlik oranı %5,1 olarak gerçekleşirken, enflasyon oranı %4,45’e yükseldi. Ağustos 2026 politika faizi ise %5,25 seviyesinde sabit kaldı. Ülkenin ikinci çeyrek GSYİH yıllık büyüme oranı ise %7,8 olarak açıklandı.
Asya Merkez Bankalarından Faiz Artırımı Kararları
Japonya Merkez Bankası (BOJ), Ağustos 2026’da politika faizini %0,75’ten %1’e yükselterek son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Bu radikal adım, küresel enerji fiyatlarındaki sert yükseliş ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin yaşam maliyetlerini artırmasıyla alındı.
BOJ Başkanı Kazuo Ueda’nın faiz artırımlarının değerlendirileceğine dair açıklamalarının ardından Japon tahvil faizleri de yükselişe geçti. 5 yıllık tahvil faizi %2,30 ile 1994’ten bu yana en yüksek seviyeye, 10 yıllık tahvil faizi ise %3,017 ile 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Yeni Zelanda Merkez Bankası da 2 Eylül 2026’da politika faizini 25 baz puan artırarak %2,75’e çıkardı. Ancak bu artırıma rağmen Yeni Zelanda doları, ABD doları karşısında %0,9 değer kaybetti.
Bölge Borsalarında Jeopolitik Gerilimlerin Etkisi
Asya borsaları, 2 Eylül 2026’da Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, yükselen petrol fiyatları ve tahvil faizleri nedeniyle kayıplarla günü tamamladı. Güney Kore’de Kospi endeksi %4 düşerken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi %3 geriledi.
Çin’de Şanghay bileşik endeksi %0,9, Hong Kong’da Hang Seng endeksi ise %0,3 değer kaybetti. Bu düşüşler, bölgedeki risk iştahının belirgin şekilde zayıfladığını gösterdi.
Arka Plan
Asya ekonomisi, son yirmi yıldır küresel büyümenin ana motorlarından biri olmuştur. Özellikle Çin ve Hindistan gibi dev ekonomiler, yüksek büyüme oranlarıyla dikkat çekmektedir. Ancak bu büyüme, küresel ticaret dengesizlikleri, jeopolitik riskler ve iç yapısal sorunlarla da mücadele etmektedir.
Şanghay İşbirliği Örgütü, 2001 yılında kurulan ve Avrasya’nın önemli siyasi, ekonomik ve güvenlik örgütlerinden biridir. Örgüt, üye ülkeler arasında işbirliğini artırmayı ve bölgesel istikrarı sağlamayı hedeflemektedir. Türkiye, 2012 yılından bu yana örgütün diyalog ortağı konumundadır.
Ne Anlama Geliyor?
Asya’daki son gelişmeler, küresel ekonominin ve siyasetin çok kutuplu bir yapıya doğru evrildiğini gösteriyor. ŞİÖ gibi örgütlerin güçlenmesi, Batı merkezli küresel düzene alternatif arayışlarını yansıtırken, Çin ekonomisindeki yavaşlama küresel tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerinde baskı yaratabilir.
Hindistan’ın rekor döviz rezervleri, ülkenin dış şoklara karşı direncini artırırken, Japonya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin faiz artırımları, enflasyonla mücadelede kararlılık gösteriyor. Ancak bu sıkılaşma politikaları, ekonomik büyümeyi olumsuz etkileme riski de taşıyor. Yatırımcılar ve tüketiciler için bu dalgalanmalar, önümüzdeki dönemde daha fazla belirsizlik anlamına gelebilir.
