Witcher Hikayeleri Bölüm 2

195
Witcher Hikayeleri Bölüm 2

SON DİLEK – WİTCHER HİKAYELERİ: BÖLÜM 2

İnsanın hayatını sürdürebilmesi için üç şeye ihtiyacı vardır: Yemek, içecek ve dedikodu. Bu yüzden nereye gitmiş olursam olayım, bu ister buzla kaplı Poviss, ister her daim yeşil Toussaint olsun, herkesin bana Geralt ve sahire Vengerbergli Yennefer’ın arasındaki tutkulu bağı sorup durmasına şaşmamalı. Hem ihtiyatlı hem de ağzı sıkı bir adam olarak, onların sırlarına ihanet etmeyi reddediyorum. Tek bir önemli istisna hariç. Onların ilk karşılaşmaları o kadar sıra dışı, o kadar romantik ve etkileyici ki, bunu paylaşmamak gerçek bir suç teşkil eder. Gerçekten bu olaylara bizzat tanıklık etmeseydim, şu zalim ve karanlık dünyamızda böylesine fantastik mucizelere yer olmadığına kesinlikle inanırdım. Her şey Geralt ile benim biraz acıkmamız ve ağır sikke keselerinin artık bize yük olmasıyla gölden balık tutmaya karar vermemizle başladı. Ağzımıza koyacak lokma bulamadık ancak elimiz boş da dönmedik. Kancama oldukça şirin, ufak bir çömlek takıldı. Arkadaşımın uyarılarına kulak asarak çömleği açtım ve bunu yaparak güçlü bir cini de serbest bırakmış oldum. Üzerine çok düşünmeden dileklerimi yerine getirtmeye karar verdim. Ancak üçüncü dileğime geçmeden önce cin öfkelendi (şimdi geriye dönüp baktığımda uyanır uyanmaz bu kadar fazla dilek dilendi diye olmalı) ve boğazımı sıkmaya başladı. Geralt cini uzaklaştırmayı başardı ama benim de moralım çok bozulmuştu. Efsungerin bana sonradan söylediğine göre, bir tür lanetin etkisi altında kalmıştım ve garip davranıyordum. Görünen o ki büyü konusunda uzman birinin yardımı gerekecekti. Bizim şansımıza Vengerbergli Yennefer yakınlardaki bir köyde kalıyordu. Geralt, Kuzeydeki şiir dünyasında en parlak yıldız olarak görülen en iyi arkadaşını iyileştirmesini istemek üzere onun yanına gitti. Fakat Yennefer, kurbanından çok cinle (tuzak kurup büyü esaretine almak istiyordu) ilgileniyordu ve deyim yerindeyse efsungerle oyuncak gibi oynadı. Ancak efsunger, böylesine bencilce kullanılmasına öfkelenmek yerine, kır saçlarından çamurlu çizmelerine kadar ona aşık oldu. Sonra neler oldu… Eh, pek ayrıntıya girmeyeceğim ama şu kadarını söyleyeyim, Yennefer’ın planları cinin pek hoşuna gitmedi ve cinin iş birliği olmadan da onu ehlileştiremeyeceği ortaya çıktı. Eğer Geralt yardımına koşmasaydı sahire kesinlikle trajik bir sonla burun buruna gelecek ve Rinde’nin tamamını da kendisiyle birlikte götürecekti. Bu seferlik Geralf ın kılıçlarından birini çekmesine gerek yoktu. Cini postalamak için tek yapması gereken üçüncü ve son dileği dilemekti. Herhangi bir şey isteyebilirdi: Zenginlik, şöhret, güç… Fakat bunun yerine cinden, kaderini küstah ama çekici Vengerbergli sahireyle birleştirmesini diledi. Julian Alfred Pankratz, Lettenhove Vikontu, 1232 yılında doğdu. Ödüllü şair, oyun yazarı ve ozan. Niedamir, Vizimir, Venzlav ve diğer birçok soylu ve seçkin hanede sık sık gösterilere çıkmaktadır. Oxenfurt Akademisi’nden mezundur.

https://youtube.com/watch?v=3LGWNMjeFIU
Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın