Türkiye’de Gıda Fiyatları Küresel Ortalama Makasını Açtı
Ekonomist İnan Mutlu’nun Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerini kullanarak gerçekleştirdiği son çalışma, Türkiye ile dünya arasındaki gıda fiyatları makasının ciddi şekilde açıldığını gözler önüne serdi. Haziran 2023’ün baz alındığı üç yıllık dönemde, dünya gıda fiyat endeksi yaklaşık yüzde 6 artış kaydederken, Türkiye’deki artış oranı yüzde 196 olarak belirlendi.
Bu çarpıcı fark, Türkiye’nin küresel ortalamanın çok üzerinde bir gıda enflasyonuyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, dünya genelinde gıda fiyatlarının görece yatay seyrettiği bir dönemde Türkiye’deki bu yüksek artışın, özellikle dar gelirli hanelerin temel gıda ürünlerine erişimini zorlaştırdığına dikkat çekiyor.
Küresel Gıda Fiyat Endeksi Haziran Ayında Geriledi, Ancak Bazı Ürünlerde Artış Sürüyor
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından 3 Temmuz 2026 tarihinde açıklanan verilere göre, uluslararası gıda fiyatlarındaki aylık değişimi izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,3 gerileyerek 130,3 puan oldu. Bu düşüşte tahıl ve şeker fiyatlarındaki gerileme etkili oldu.
Ancak, bazı temel gıda ürünlerinde yükseliş eğilimi devam ediyor. Et Fiyat Endeksi haziranda aylık bazda yüzde 0,4 ve yıllık bazda yüzde 4 artarak 131 puan ile yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Bitkisel Yağ Endeksi ise aylık bazda yüzde 3,8 artışla 192 puan seviyesine çıktı.
Jeopolitik Gerilimler ve İklim Krizi Buğday Fiyatlarını Yükseltiyor
İran ve Ukrayna savaşlarının küresel ticaret yolları üzerindeki baskısı, liman saldırıları ve aşırı sıcaklar nedeniyle buğday fiyatları son yılların en yüksek seviyelerine yaklaştı. Chicago Ticaret Borsası’nda buğday fiyatları geçtiğimiz hafta yüzde 4,1 artış gösterirken, temmuz ayı boyunca fiyatlardaki yükseliş yüzde 19‘a ulaştı.
Dünyanın en büyük buğday ihracatçılarından Rusya ve Ukrayna’daki gelişmeler, küresel gıda güvenliği konusunda yeni soru işaretleri oluşturuyor. Küresel tahıl piyasalarında savaş ve iklim kaynaklı endişeler, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sürdürüyor.
Arka Plan
Küresel gıda güvenliği, son yıllarda artan jeopolitik gerilimler, iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olayları ve küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklar nedeniyle giderek daha kırılgan hale geldi. Özellikle enerji maliyetlerindeki artış ve gübre fiyatlarındaki yükseliş, tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan etkileyerek gıda fiyatlarına yansıyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda fiyat endeksini düzenli olarak yayımlayarak bu alandaki gelişmeleri takip ediyor. Endeks, tahıllar, bitkisel yağlar, et, süt ürünleri ve şeker gibi beş ana gıda grubunun uluslararası fiyatlarındaki aylık değişimleri ölçüyor.
Gazze’de Gıda Güvensizliği Alarm Veriyor
Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı kuruluşların 23 Temmuz 2026 tarihli raporuna göre, Gazze’de gıda güvenliği ve çocuk beslenmesinde kısmi iyileşmeler görülse de, aileler temel ihtiyaçlarını karşılamakta halen zorlanıyor. Raporda, Gazze nüfusunun yüzde 67‘sine karşılık gelen 1,4 milyon kişinin halen kriz veya daha kötü düzeyde akut gıda güvensizliği yaşadığı belirtildi.
BM Dünya Gıda Programı Direktörü Ross Smith, 24 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, ek finansman sağlanmaması halinde Gazze’de gıda güvensizliğinin artacağı uyarısında bulundu. Yaklaşık 212 bin kişinin acil durum koşullarında yaşamaya devam ettiği vurgulandı.
Tüketiciye Yansıması
Türkiye’deki tüketiciler, küresel gıda fiyatlarındaki genel seyre rağmen, ulusal düzeydeki yüksek enflasyon baskısıyla mücadele etmeye devam ediyor. KAMU-AR’ın 23 Temmuz 2026 tarihli araştırmasına göre, Türkiye’de gıda fiyatları temmuz ayında yüzde 1,6 artış gösterdi. Yılın ilk yedi aylık döneminde ise gıda enflasyonu yüzde 37‘ye ulaştı.
Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl temmuz ayında 2 bin 269 lira ödemek gerektiği, bu durumun Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatlarındaki toplam artışın yüzde 2 bin 169‘a ulaştığını gösterdiği belirtildi. Bu rakamlar, hane halkının alım gücündeki erimeyi ve temel gıda ürünlerine erişimdeki zorlukları açıkça ortaya koyuyor.
